Yazdığın her şeyi okuyacağım Marai.
Puan vermedi·120 syf.··
Beğendi
·
2025 24. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Nisan 2025 00:24
Bitirdikten sonra elimde kupamla bir süre boşluğa baktım. Sessizliği, yıllar boyu biriken soruları, konuşulmamış şeylerin ağırlığını düşündüm. Roman, görünüşte iki eski dostun kırk yıl sonra gerçekleşen buluşması gibi dursa da, aslında çok daha derin bir hesaplaşmanın hikâyesi. Bence burada anlatılan şey yalnızca bir ihanet değil. Aynı zamanda insanın kendine olan sadakatiyle, kendini kandırma arzusu arasındaki ince çizgi. Her kelime sanki özenle seçilmiş, her cümle yılların ağırlığını taşıyor. Marai'nin dili ağır ama asil. Anlatıcı, anlatım, mekanlar ve olaylar ayrı ayrı ilgi çekici. Eserde hoşuma gitmeyen tek husus, Krisztina karakterinin anlatının merkezindeki erkek egemen hesaplaşmanın gölgesinde kalması oldu. Yazar, Krisztina’nın arzularını, düşüncelerini ya da içsel çatışmalarını romana doğrudan yansıtmamış. Onun varlığı yalnızca Henrik ve Konrad arasındaki kırgınlığın, ihanetin ve tutkunun bir katalizörü olarak işlev görmüş. Böylece yazar, kadın karakterin karmaşıklığını görmezden gelerek onu yalnızca iki erkeğin hesaplaşmasına hizmet eden bir nesneye dönüştürmüş. Okurken şunu fark ettim: İnsan bazen sadece anlamak için değil, haklı çıkmak için de bekliyor. Ama zaman geçtikçe haklı olmanın anlamı kalmıyor. Geriye sadece yanıtlanmamış sorular ve yanıp bitmiş mumlar kalıyor. Ve en çok da şu çarpıcı gerçekle yüzleştim: İnsan, ömrünü yalnızca bir sorunun cevabını arayarak geçirebilir. Ve evet, bazen sadece bir gece, iki sandalye, iki insan ve yanan mumlar yeter.
Mumlar Sonuna Kadar YanarSándor Márai · Yapı Kredi Yayınları · 20246,5bin okunma
·
1.968 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.