Arif Ergin’in Tekin kitabını bitirdim. Kitap insanın üzerinde oldukça farklı bir etki bırakıyor. Okurken bir noktada adeta bilgi bombardımanına tutuluyorsunuz; bu zaman zaman zihinsel olarak yorucu olabiliyor ama buna rağmen oldukça sürükleyici ve elinizden kolay kolay bırakamayacağınız bir kitap. Özellikle sanat tarihiyle ilgilenenler için daha da akıcı geleceğine eminim. Genel olarak kitabı beğendim. Ama en çok da şu hissi sevdim: Kitap boyunca öyle çok “sis”ten bahsediliyor ki, son sayfayı kapattığımda sanki ben de bir sisin içinden çıkmış gibiydim.