Arif Ergin’in Tekvin adlı romanı, ismini “yaratılış” anlamına gelen kutsal bir kavramdan alırken, insanın kendi iç evrenine yaptığı yolculuğu anlatır. Roman, bireyin içsel dönüşümünü, kendi benliğiyle, geçmişiyle ve Tanrı'yla kurduğu bağları sorgulayan yoğun felsefi bir metindir.
Kitapta kullanılan dil zaman zaman ağır ve semboliktir; anlatı düz bir çizgide ilerlemez. Bu da okuyucudan dikkatli ve sabırlı bir takip bekler. Ergin, metin boyunca mistik ve varoluşsal sorularla okuru baş başa bırakır: İnsan nedir? Yaratılışın anlamı ne? İrade, özgürlük ve kader nereye kadar bizimle?*
Ayrıca yazar, bireylerin kimliklerini gizleyerek, gerçek benliklerinden uzakta yaşamak zorunda kalışlarını da işler. Gücün ve paranın bazı durumlarda hiçbir anlam ifade etmediği, insanın içsel boşluğu doldurmakta yetersiz kaldığı anlara da dikkat çeker.
Tekvin, yalnızca bir roman değil, derin bir sorgulama metni; ruhsal bir yüzleşme yolculuğudur.