Puan vermedi·84 syf.··
2025 26. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2025 15:35
Gürpınar okuyanlar bilirler, yaşadığı toplumu çok iyi analiz edebilen ve onu eserlerine taşıyabilen bir yazardır. Bu eserinde büyü, sihir, tılsım, efsunla uğraşan ve onlara inananları konu almış. Agop ve Kirkor iki Ermeni genci işinde gücündeyken bir gün yolları Binbirdirek'te Ebulfazl Enveri Bey'le kesişir. Enveri; simyacı olduğunu iddaa eden ve bazı madenleri altına çevirmek için efsunla büyüyle uğraşan biridir. Kirkor ve Agop'ta onun deli saçmalıklarına inanır ve peşinden sürüklenmeye başlarlar. Sonunda Abulfazl Enveri'nin hayal dünyasında yaşadığını aslında onun bu halde olmasını sağlayanların yakın efradı olduğunu anlarlar. Lakin bu durumu Enveri'ye söyleyemezler çünkü ardında bir ölüm tehdidi yatmaktadır. Yazarın Gulyabani ve Cadı kitaplarının sonunda da ailenin işin içinde olduğu ortaya çıkıyor. Yani katil aslında UŞAK Müge Abla demiyor mu hep yakın akrabadan, çevreden çıkıyor yılanın başı. Neyse kitabın sonunda Gürpınar'ın yaptığı yorum çok hoşuma gitti. Şöyle ki: " Hakikatin büyüklüğünü tanımayıp da onunla dost olamayanlar, o kılığa bürünmüş yalanlarla oyalanırlar.( ...) Bugün diyelim ki bir milyon insan arasında ürkmeden hakikati gören ve cesaretle onu bağırabilen kaç düşünür vardır? İşte bu sayı, itirafindan sıkılacağımız derecede azın da azıdır. Bu azınlık bu koca kitleyi nasıl uyandıracak?" Ve kitap şöyle biter:" Bu dünya henüz büyük komik Moliere çağından üç adım ileri gitmedi. Daima üstadın ebedi komedyaları tekrarlanıp duruyor. Yalnız sahnenin dekorları değişti. Tarzlar başkalaştı. İnsanın mayası hep o maya..."
Efsuncu BabaHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202010,9bin okunma
·
45 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.