Meral Kır kitaplarını okumayı seviyorum. Sancaktarlar serisini bitirdikten sonra bu kitabı da merak etmiştim. Bu kitabında polisiye tarza yakın olacak olması ilgimi çekmişti.
Kitap savcı Güçer ve gazeteci Zeynepin hikayesini anlatıyor. Düşünüyorum da kitabın sonuna geldiğim de ben Zeynepi pek affedemezdim yani Güçerin yerinde olsam. Ona aşkla yaklaşan bir adama bir nevi ihanet edip ailesinin hikayesini yalan yanlış şekilde haber yapması. Evet sonra telafi etti belki doğruları anlatarak ama ne bileyip ilişkisini mesleğinden ayrı tutmasını tercih ederdim.
Haberi göndermek için bahanesi Güçerin de onu araştırması oldu. Ancak Güçer bir savcıydı ve cinayetleri çözmesi için ihtiyacı vardı o bilgilere. Üstelik Güçer ona randevu almasını söylemişti röportaj için. Neyse bunları geçeyim Zeynepin onu istemeyen bir baba için bu yolu kullanması da bana doğru gelmedi. Adam seni hayatından çıkarmış falan hayır daha neyin çabası.
Kitabın ana hikayesinden biri olan cinayetlere gelirsem. Okuması heyecanlıydı yani katil kim sorusunu bulmak için. çıkan isim hem şaşırttı hem de bir nevi üzdü. Tabi kimse o kadar fena bir cinayet işleyen kişi için üzülmemeli ama onu bu yola iten hikaye üzdü. Burada da Zeynepe parantez açayım olayları başlatan kuzeni iken onu affetmesi işte olduğu gibi kabul etmesi de fazlaydı bence. Üstelik bu kuzen babasını da tehdit edip rüşvet almışken ve zeynepi bir nevi kullanmışken.
Kısaca fena kitap değildi.Ancak ben en çok Güçeri okumayı sevdim. Arada kısa da olsa Sancaktarlar ve Esmeri okumakta güzeldi. Şimdi sıradaki hikaye olan Gerçek Sensin i merakla okumayı bekliyorum.