Gönderi

Puan vermedi·72 syf.··
2025 2. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 13 Nisan 2025 12:29
Kitabın daha ilk satırlarında salgın kelimesini okuyunca beni direk 2020 yılının Covid 19 salgını zamanlarına ışınladım. Kitabın konusu; insanlara kısa sürede bulaşan ve bulaşan kişide yüzünün kızıl renge boyayarak semptomlar gösteren ve 24 saat gibi çok kısa bir sürede öldüren kızıl veba salgınından etkilenmemiş bir dil eğitim profesörünün; sadece ilkel yaşamı öğrenmiş torunlarına yaşadıklarını anlatmasını okuyoruz. Sadece bir salgının bir uygarlığı insanlığı bitirmesi, ve insanların sadece kendini kurtarmak adına gıda barınma giyecek gibi ihtiyaçlarını karşılamak için ne kadar vahşilestiğini okuyoruz. Böyle bir salgının bulaşmaması bütün sevdiğin kişilerin 24 saat gibi kısa bir sürede gözlerinin önünde ölmesi beni çok düşündürdü. Salgında insanlarla birlikte bir medeniyet uygarlık yok oldu; ne teknolojik aletler ne de alfabenin önemi kaldı. İnsanlık yok olunca evcilleştirilen hayvanlar ve tarım eski haline geri döndü bu durum bana pandemi zamanında eve kapanmaların ardından ormanlık alanlardan sokağa gelen hayvanları hatırlattı. Her halükarda insanlık devam etmeli diye düşünen ve bu yüzden yollara düşen kahramanımız Granser kendi gibi kalan bir kaç insan bulmuş ve insanlık ile soyunu devam ettirmişlerdir. Ve insanlık yeniden medenileşme yolunda adım atmaya başlarlar gün gelecek DNAlarimizda olan bu kodlar elbet bir gün ortaya çıkacak. Barutu bulup yapacak savaş çıkacak yine bir lider bir din adamı ortaya çıkacak yine bir sebeple yine bu uygarlık yok olsada yine yeniden bir başkaları ortaya çıkacak ve bu kozmik yaşam bu şekilde sürlecek. Jack London bu eseri yazdığında ufak veba salgınlarindan başka bir salgın görmemesine rağmen 2020 yılındaki salgına benzer bir salgın hakkında bir kitap yazması bana çok çarpıcı geldi
Kızıl VebaJack London · Türkiye İş Bankası kültür Yayınları · 202447,7bin okunma
··
55 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.