Soru şu: Bilgi nedir?
Bu soru insanlık tarihi boyunca soruldu, sorulmaya da devam edecek.
Sokrates'in Savunmasında mesele, bilginin gerçekliğini tartışmaktan çok, bilgiyi ölçüp belli bir miktar bilgiye sahip olduğunu iddia ederek, kendini bilge olarak satanların, insanlara asıl zarar veren kişiler olduğu gerçeğidir. Kimin bilge olup, kimin bilge olmadığını kim belirliyor? Buradan yola çıkarak, doğruları ve yanlışları kendi boktan görüş açısına göre belirlemeye kim cesaret edebiliyor? Nietzche'nin de dediği gibi, doğruluktan bahsedenlere her zaman inanmayın, çünkü onların yüklerinin tek eksiği yağ ve bal değildir.
Bilgelik konusunda insanlara en çok zararı verenler bilmediği halde bilmediğini bilmeyenler değil, bilmediği halde bildiğini zannederek bildiğini söylemeye kalkanlardır. İşte, Sokrates'in "Sizin dediğiniz gibi yaşamaktansa ölmeyi yeğlerim." diyerek hayatını adadığı mücadele, bilmediği halde bildiğini söyleyenlere karşı vermiş olduğu mücadeledir.