Louis Sachar’ın Çukurlar adlı kitabı, çocuk edebiyatında benim için artık ayrıcalıklı bir yere sahip. Çünkü sadece bir kamp hikâyesi anlatmıyor; adalet, kader, dostluk ve geçmişle yüzleşme gibi büyük temaları çocukların dünyasına uygun bir dille, zekice örüyor.
Ana karakter Stanley, haksız yere suçlanıp Yeşil Göl Kampı’na gönderiliyor. Burada her gün bir çukur kazmak zorunda. Ama bu, sadece fiziksel bir görev değil. Her çukur, aslında bir aile hikâyesine, bir gizeme ve en çok da Stanley’nin kendi dönüşümüne açılan bir kapı.
Kitap boyunca geçmiş ve bugün iç içe geçiyor, karakterler arasında sürprizli bağlar ortaya çıkıyor. Yazar çocukların aklını hafife almadan, onlara hem keyifli bir kurgu sunuyor hem de şu soruları sezdiriyor:
Haksızlık karşısında susmak doğru mu? Birinin geçmişi, onun kaderi olmak zorunda mı?