Puan vermedi·112 syf.····Okunma: 05 Nisan 2025 22:08 İncecik ama okurken çokca düşündüren bir okuma deneyimi sunan kitap, devlet nedir, neden var, gerçekten olmalı mı sorularını sordurarak başlıyor. Devletin olmadığı bir yerde güvende olur muyum diye düşündüğünüz noktada kendinizi bir gemide buluyorsunuz. Gemide biraz adete küçük Türkiye, ezilen bir kadın, duruşu güçlü arkası boş bir lider, onun altını kazan yerine geçmek isteyen bir çalışan gurubu, arafta kalmış göçmenler, gemiye birtakım olaylar sonucu gelmek zorunda kalmış ama gemiyi ele geçirme peşinde olan ve kendi içinde bütünlüğü olmayan kişiler vs. Günün sonunda devlet düzeninden kaçamayacağımız gerçeğine ulaşıyoruz. Yani bata çıkada olsa bu devlet düzeni sürmeli. Ama nasıl bir yolda yürüyeceği yolcuların seçimi olmaktan çok uzak belliki. Okurken aklımda M. S. 2150 kitabında makrofelsefik düşünceler ve ütopik toplum yapısı geldi. Ezcümle, düşündüren bir novella, keyifle okudum. Sonu biraz aceleye gelmiş hissi uynadı. Bir diğer konuda, herkesi gemideki göreviyle tanırken neden ikinci kaptanın ismi ile anıldığını merak ettim.