Bu ay kitap grubumla Fuat Sevimay'ın iki kitabını okuyacağız. Bunlardan biri Bata Çıka. 110 sayfalık kısa bir roman. Dün gece başladım ve bugün bitirdim. Sürükleyici bir kitap, tempo sürekli yüksek. Ne olacak acaba diye diye okuyorsunuz.
Kitapta olaylar bir gemide geçiyor. Mürettebattaki kişiler arasında hem güvensizlik hem de öfke var. Bu yetmiyormuş gibi bir de ceset. Artık cinayet mi intihar mı belli değil. Kaptan ve miçolar kayıp. Gemi bu şekilde karmaşık durumlarla uğraşırken dünyada da hiç olmayacak şeyler oluyor. Bir gecede bütün devletler kaldırılıyor. Aslında gemideki olayları tetikleyen durum da dünyanın devletsizleşmesi oluyor. Balık baştan kokar. Haberleri izleyen mürettebat birbirine düşüyor. Her birinin derdi kendini aşarken bir de 'devlet yoksa ne yapacağız' diye düşünüyorlar. Kimi bankadaki hesabına ne olacağını düşünürken kimi de çocuğunu nasıl okutacağını düşünüyor....Neyse daha fazla bilgi vermeyeyim. Sonu da sürpriz sonlu.
Fuat Sevimay'ı ilk bu kitabıyla tanıdım. Bol ödüllü bir yazarmış. Şimdi sırada diğer kitabı var.
Bata ÇıkaFuat Sevimay · İthaki Yayınları · 2025113 okunma
Küfürlü olduğu için yarım bıraktım. Kitap yazıyor olmak küfür kelimelerini kitaplara aktarıp, okuyanlara iletmek değildir, olmamış. Küfür öğrenmek yerine başka bilgiler öğrenebilirdim.
Bata ÇıkaFuat Sevimay · İthaki Yayınları · 2025113 okunma
Hasret Baş’ın anlatımıyla keşfedip bir çırpıda okudum. Okurken düşündüren, sorgulatan bir kitap olmuş. Sonu daha farklı bitebilirdi. Ama yine de keyifle okudum.
Bata ÇıkaFuat Sevimay · İthaki Yayınları · 2025113 okunma
İncecik ama dolu dolu bir kitap okudum. Fuat Sevimay’ın kendine has muhteşem üslubuyla kaleme alınmış bir devlet meselesi.
Uluslararası kuru yük gemisi Kabuk hareket etmek üzeredir, devlet başkanlarının oylaması sonucu devletlerin kapatılmasına karar verilmiştir. Mürettebat tam sefere başlamışken bu haber ile ülke gündemi çalkalanırken yola koyulur.
Peki devlet olmazsa ne olur nasıl olur?
Gemide geçen bir hikaye, gemi personelinin iktidar mücadelesi, olmayan devletler ve olmayan yasalarla kurulmaya çalışılan bir düzen.
Kitabı okuduğum zaman dilimi ülke gündemine öyle bir denk geldi ki daha doğru bir zamanda okunamazdı sanırım.
Ne seninle ne sensiz…
Devlet yoksa biz neyiz?
Bata ÇıkaFuat Sevimay · İthaki Yayınları · 2025113 okunma
BATA ÇIKA
.
" Özgürlük kişinin kafasına eseni yapması için bir alan yaratmaz; insanların yaşamlarını hakkıyla düzenleyecekleri ortamı sağlar. "
.
" İyi günler sayın seyirciler. Bültenimize dünyayı şaşkınlığa sürükleyen bir son dakika gelişmesiyle başlıyoruz. "
diyerek açılan sayfada, G8 liderlerinin, devletlerin büsbütün lağvedilerek ortadan kaldırılması yönündeki önergesi genel kurulda oylamaya sunularak kabul edilmiştir.
Gemide bu haberi alan mürettebat,kendi içinde kaos yaşamaya başlamıştır. Düzeni korumaya çalışan kaptan bir yandan, özgürlük arayışındakı çarkçıbaşı bir yandan kendine destek arayarak hükümdarlığını kurmaya çalışmaktadır. Aşçı ise bir kadın olarak düşüncesinin sorulmasıyla şaşkınlık yaşarken, lostromo eşi ile şokun büyüyüğüne eşlik edecektir.
Öte yandan yelkenliye çarpma sonucu gemi tayfasına eklenen yeni elemanlar ile devlet sorgulanırken, karakterlerin seslerinin hatrı sayılır gerçeğe adanmışlığı ile kahkahalar eşliğinde devletimizi sorgulamamak mümkün değil!!
Peki, Devlet nedir ki?
Distopik bir okuma olan #bataçıka , devletin yokluğunda bireylerin ve toplumun nasıl şekillendiğini sorgularken, aynı zamanda otorite, özgürlük ve insan doğası üzerine düşüncelere yer veriyor. Toplumsal güç dinamiklerini irdelerken, devlet olmazsa toplumun ve toplumu oluşturan bireylerin nasıl şekillendiğini gözler önüne seriyor.
Bu kısa fakat düşündürücü eser, anlayana çok şey anlatıyor . Başka da söze gerek yok; keyifle .
.
.
Bata ÇıkaFuat Sevimay · İthaki Yayınları · 2025113 okunma
İncecik ama okurken çokca düşündüren bir okuma deneyimi sunan kitap, devlet nedir, neden var, gerçekten olmalı mı sorularını sordurarak başlıyor. Devletin olmadığı bir yerde güvende olur muyum diye düşündüğünüz noktada kendinizi bir gemide buluyorsunuz. Gemide biraz adete küçük Türkiye, ezilen bir kadın, duruşu güçlü arkası boş bir lider, onun altını kazan yerine geçmek isteyen bir çalışan gurubu, arafta kalmış göçmenler, gemiye birtakım olaylar sonucu gelmek zorunda kalmış ama gemiyi ele geçirme peşinde olan ve kendi içinde bütünlüğü olmayan kişiler vs. Günün sonunda devlet düzeninden kaçamayacağımız gerçeğine ulaşıyoruz. Yani bata çıkada olsa bu devlet düzeni sürmeli. Ama nasıl bir yolda yürüyeceği yolcuların seçimi olmaktan çok uzak belliki. Okurken aklımda M. S. 2150 kitabında makrofelsefik düşünceler ve ütopik toplum yapısı geldi. Ezcümle, düşündüren bir novella, keyifle okudum. Sonu biraz aceleye gelmiş hissi uynadı. Bir diğer konuda, herkesi gemideki göreviyle tanırken neden ikinci kaptanın ismi ile anıldığını merak ettim.
Bata ÇıkaFuat Sevimay · İthaki Yayınları · 2025113 okunma
Sayın Fuat Sevimay gerek yazdıklarıyla gerek yaptıklarıyla takdir edilesi birisi nazarımda. O yüzden çok daha fazla okunmalı.
Ben de yavaş yavaş hem tüm yazdıklarını, tüm çevirilerini okuyacağım, sizlere de #tavsiyeederim
Bata Çıka ironi yüklü, absürt olamayacak kadar gerçekçi (bana göre), gerek devletle gerekse devletsiz bir yaşamın nasıl olduğunu vurgulayan; siyaseti, bencillikleri (halk ve kendi çıkarları uğruna toplumu yok sayanların) irdeleyen, kısa ama dolu dolu bir eser.
Kendi adıma teşekkür ederim.
Birleşmiş Milletler devletleri yok sayıyor. Devletsiz insanlar, hele de denizlerde ise ortada kalıyor. Tıpkı bizim Kabuk gibi.
Kabuk’ta yaşanan kaos, isyan, ölümler, ortadan yok olmalar nedeniyle bizim Çarkçıbaşı olaya el koyuyor. Ancak Çarkçıbaşı’nın saltanatı gemiye gelen üç yabancı ile son buluyor, çünkü saltanat el değiştiriyor.
Peki ya bundan sonrası?
Bunun için okumanız gerek.
Düşündürücü, sorgulatıcı, enfes bir eser sizleri bekliyor, durmayın…
Bata ÇıkaFuat Sevimay · İthaki Yayınları · 2025113 okunma
Fuat Sevimay'dan beyin fırtınası çalışması niteliğinde bir roman. Devlet ne işe yarar? Devlet olmalı mı? Dünyadaki bütün devletler kapansa sistemler nasıl çalışır?
Bir kuru yük gemisi olan Kabuk'ta televizyon yayınında Birleşmiş Devletler'in kendini kaybetmesi haberi duyulur. Yanlış yazmışım, Birleşmiş Milletler olacaktı. Bazı devletler kapatılma kararını destekler, bazıları karşı çıkar. Bizimkiler tabela yorumcusu olduğu için çekimser kalırlar. Şark kurnazlığı işte. Kabuk denizin açıklarına doğru ilerleyince bir nevi gemi de devleti simgeler. Kaptan değişse de kaptanlık değişmez. Dışardan gelenlerle birlikte depodakini satıp cebimizi doldurmayı severiz.
Jośe Saramo'da görmeye alışık olduğumuz ezber bozan temalar aklımıza gelir. Bir yerde ölümün ölmesi ( Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş ) veya bütün seçmenlerin anlaşıp boş oy atması gibi ( Görmek). Aynı zamanda Körlük'te karşımıza çıkan karakterlere isim vermek yerine meslekleri veya belirgin özellikleriyle adlandırılmasını Bata Çıka'da görüyoruz. Bir istisna var, o da Bünyamin. Bünyamin genel kültür açısından gemidekilerin hepsinden daha iyidir. Tam yazar sözünü Bünyamin'e teslim edecek derken yedi yelkenli sahibi zengin Adam'ın karısı yazarın sözcülüğünü üstlenir. Kadına sen önce kocana sahip çık diyeceğim ama yazarın da pek işine karışasım gelmiyor. Romanın başında Çarkçıbaşı, aşçıya niyetlenir. Anton Çehov'un tüfek meselesi mi yoksa Hemingway'ın tüfek meselesi mi, tatkaçıran vermeyeyim.
Normalde kitapları bir solukta okumam. Ancak söz konusu Fuat Sevimay'ın eseri olunca bir solukta okuyorum. Sokak dilini kullanarak edebî dili yakalayan bir yazar. Her eserinde olduğu gibi okurken eğlendirmiş.
Sahi devlet vatandaşın can güvenliğini korumak için yollara uyarı tabelası koyan mı yoksa otuz kilometrede bir radar
Gerçekten eşitlik mi istiyoruz? Kendi iktidar yolumuzu mu inşa ediyoruz?
Öfkemiz sisteme mi yoksa o sistemde edinemediğimiz yere mi?
Gücü elinde barındıran, kural koyucu mertebeye ulaştığımızda da eşitlik bize eskisi kadar cazip gelecek mi?
Sanmıyorum.! Muhtemelen eşitlik ilkesi tozlu raflar arasında unutulmuş satırlardan ibaret olurdu...
Kitap kurgu olarak aslında çok daha iyi işlenebilirmiş. Bir gün uyanıyorsunuz ve devlet diye birşey yok.! Okullar, hastaneler, bankalar vb. Ne düşünürsünüz? Yolunuzu nasıl çizersiniz? İşte yazarımız bunu gemide bulunan mürettebat üzerinden ele almış. Her karakterin aslında hayatta bir karşılığı var güç, iktidar, azınlıklar, apolitikler diye uzar gider bu liste bakış açısına göre. Okuyucuya ucu açık, doldurulmayı bekleyen boşluklarla bezenmiş güzel bir kitap bırakmış yazar. Kısa bir süre de olsa sineklerin tanrısı adadan alınıp gemiye bindirilmiş diye düşünebilirsiniz e olacak o kadar. Kitap bilinçli olarak açık bırakılan kapıları ile yolu istediğimiz kadar uzatabileceğimiz, sonunda da hintli miçolar üzerine bolca konuşabileceğimiz güzel bir son kondurmayı ihmal etmemiş. Keyifli okumalar.
Bata ÇıkaFuat Sevimay · İthaki Yayınları · 2025113 okunma
Düşünün bir sabah uyandınız ve haberleri izlerken Birleşmiş Milletler’in devletleri lağvettiğini öğrendiniz.Artık devlet diye bir şey yok.
Her yerde kaos hakim,gösteri ve çatışmalar başlıyor.Kolluk kuvvetleri müdahale edip etmemekte kararsız.Devlet kanalları birden yayını kesiyor.İnsanlar “şimdi ne olacak?”sorusunun cevabını arıyor.Devlet yoksa kural da yok,asker de yok,poliste yok…Artık adına alabildiğine özgürlük mü dersiniz yoksa bir çıkmazın içinde kaybolmak mı dersiniz…
Ve tüm bunlar olurken siz bir yük gemisi ile tam da denizin ortasındasınız.Elbette devletlerin lağvedilmesi gemideki düzeni de bozuyor.Kaptan emir verse de,dinleyen yok.Çarkcıbaşının gözü Kaptanın koltuğunda…Devletin yokluğunu fırsat bilip,kendi otoritesini ortaya koymak isteyenler,”güçlüyüm öyleyse liderim”diyenler sahnede…Yani aslında bir sistem yıkılırken,başka bir sistem kurulmaya başlıyor.Devlet yok olsa bile eski alışkanlıklar,iktidar arzusu devam ediyor.Açık denizde belki sınırsız bir özgürlük ama hiç kimse dümeni ne yöne kıracağını bilmiyor…
Benimde sıkça kendime sorduğum bir soru olduğu için,kitabı büyük bir keyifle okudum.Peki siz hiç düşündünüz mü;”Gerçekten birileri tarafından yönetilmeye ihtiyacımız var mı?”,”Devlet yoksa sen kimsin?”Devlet olmazsa ne olur?”,”Devlet olmazsa bizler özgür mü oluruz?Peki devlet olmazsa güvende olabilir miyiz?”ya da tam da kitabın adına yakışır şekilde bata çıka yol mu alırız?Ya da çıkarlarımız söz konusuysa boşlukları kendi çıkarımıza göre mi doldururuz?
@fuatsevimay’ın hem güldüren,hem güldürürken düşündüren,sistemin kendisinden ziyade insanın sisteme olan bağımlılığını gösteren güzel bir kitap.Yazarla tanışma kitabım oldu.Ve elbette kitabı tavsiye ediyorum
Fuat Sevimay (d. 8 Mart 1972, Zonguldak), Türk yazar ve çevirmendir.
Kadıköy Anadolu Lisesi ve Marmara Üniversitesi İngilizce İşletme bölümünü bitirdi.
Kapalıçarşı adlı romanı 2016 yılında Ahmet Hamdi Tanpınar Ödülü'nü, Ara Nağme öykü kitabı 2014 Orhan Kemal Öykü Ödülünü, Haydar Paşa'nın Evi çocuk kitabı 2013 Ankara Mimarlar Odası ödülünü, Finnegans Wake çevirisi 2017 Talât Sait Halman Çeviri Ödülü[5] ile ve Dünya Gazetesi Çeviri Ödülü'nü[6] kazanmıştır. Ayrıca Aynalı ve Anarşık romanlarının, Hişt Hişt ve Hayal Kurmak Bedava çocuk kitaplarının yazarı, James Joyce'un tüm eserlerinin ve Italo Svevo, Luigi Pirandello, Henry James, Oscar Wilde, Paul Beatty gibi yazarların eserlerinin de çevirmenidir. Eserleri aralarında Sırpça, Arapça, Hırvatça, İngilizce, Arnavutça, Urduca, İtalyanca ve Gürcüce'nin bulunduğu dillere çevrilmiştir.
Eserleri
Aziz ile Nikola- roman- 2023- İthaki Yayınları
Gör Bağır- öykü- 2022- İthaki Yayınları
Benden'iz James Joyce - roman - 2020 - İthaki Yayınlar
Haydarpaşa'nın Evi - Çocuk Kitabı - 2020 - Hep Kitap
Çeviri'Bilirsin! Edebiyatın Gizli Kahramanlığı Hakkında Notlar - 2018 - Hep Kitap
Hayal Kurmak Bedava - Çocuk Kitabı - 2018 - Hep Kitap
Hişt Hişt - Çocuk Kitabı - 2018 - Hep Kitap
Kapalıçarşı - roman - 2017 - İthaki Yayınları
Anarşık - roman - 2017 - Hep Kitap
Aynalı - roman - 2011 - İthaki Yayınları
Ara Nağme - öykü - 2014 - Hep Kitap
Çevirileri
James Joyce- Oda Müziği- 2023- İthaki Yayıncılık
Aldous Huxley- Zaman Artık Durmalı- 2023- İthaki Yayıncılık
Luigi Pirandello- Biri, Hiçbiri, Binlercesi- 2021- İthaki Yayıncılık
James Joyce - Dublinliler - 2020 - İthaki Yayıncılık
James Joyce - Denemeler, Makaleler, Eleştiriler - 2020 - İthaki Yayıncılık
Italo Svevo - Yaşlılık - 2020 - İthaki Yayıncılık
Italo Svevo - İyi Yürekli Yaşlı Adam ile Güzel Kızın Öyküsü - 2020 - İthaki Yayıncılık
James Joyce - Ulysses - 2019 - İthaki Yayıncılık
James Joyce - Sanatçının Gençlik Portresi - 2019 - İthaki Yayıncılık
Paul Beatty - Serisonu - 2018 - Hep Kitap
James Joyce - Sürgünler - 2017 - İthaki Yayıncılık
James Joyce - Finnegan Uyanması - 2016 - Sel Yayıncılık
Ödülleri
Gör Bağır - 2022 - Fakir Baykurt Öykü Ödülü
Finnegan Uyanması - 2017 - İKSV Talat Sait Halman Çeviri ödülü
Dünya Gazetesi Yılın Çevirisi Ödülü
Kadıköy Anadolu Lisesi 2016 Kristal Martı Ödülü
Kapalıçarşı - 2015 - Ahmet Hamdi Tanpınar roman mansiyon
Ara Nağme - 2014 - Orhan Kemal Öykü Ödülü
Haydarpaşa İstanbullularındır- 2012- Ankara Mimarlar Odası ödülü