Klasik severlerin yakından tanıdığı,pek çok Fransızca eserin çevirisini yaparak edebiyatımıza kazandıran Tahsin Yücel’in çevirisini yaptığı pek çok kitabı okudum. Uzun zamandır kendisinin yazdığı romanları da okumak istiyordum. Başlamak istediğim romanı da ne sebeptendir bilmem “Yalan”romanıydı. Uzun süre romanı bulmakta zorluk çektim. Bulduktan sonra da elimden bırakamadım. Uzun zamandır beni içine sürükleyen tuğla bir roman okumak istiyor ancak bulamıyordum. Yalan sayesinde aradığımı buldum ve birlikte çok keyifli bir hafta geçirdik.
Lise yıllarında tanıştığı bir arkadaşı ve onun savunduğu kuram sayesinde gelecek tüm hayatı değişen Yusuf Aksu’nun,’belki de’bir ömür bir yalanın içinde yaşadığı hayatını okurken benim gibi sürüklenip giderseniz muhtemelen romanı çok seversiniz. Ana ve yan karakterlerin bu denli iyi anlatıldığı çok az roman okudum diyebilirim. Hepsi kanlı canlı gözlerimin önündeydi neredeyse. Karakterlerin ruhsal çözülmeleriyle beraber,sistem eleştirisi,bol bol entelektüel sohbet,dilbilim,felsefe,tarih,alt-üst tabaka çatışması da romanda sizi bekliyor. Benim gibi Dostoyevski sevenler kitabın son elli sayfasından ayrıca keyif alacaklar.
Tahsin Yücel’in dil bilimci bir akademisyen ve çeviri ustası olmasının romanı bu denli yukarıya taşımasında büyük bir etken sanırım. Romanın 2003 yılında iki ödül birden aldığını da not düşeyim.
Daha çok okunması ve bilinmesi gereken bir eser olduğunu düşünüyorum. Okuyacaklara şimdiden keyifli okumalar dilerim.