Kürk Mantolu Madonna – Bir İç Dünyanın Yankısı
Sabahattin Ali’nin kaleminden dökülen Kürk Mantolu Madonna, aşkın, yalnızlığın ve bastırılmış duyguların romanıdır. Dışarıdan bakıldığında silik, sıradan bir memur gibi görünen Raif Efendi, aslında iç dünyasında fırtınalar kopan bir adamdır. Gençliğinde Almanya’da tanıdığı Maria Puder, onun hayatında silinmez bir iz bırakır.
Bu aşk, onun ne hayata tam karışmasına ne de kendini anlatmasına izin verir. Raif Efendi susar, içine gömülür; çünkü sevdiği kadına duyduğu aşk, hayatla arasına çektiği ince bir perdeye dönüşür.
Sabahattin Ali, Raif Efendi'nin günlüğü üzerinden, aslında hepimizin içinde saklı kalan "anlatılamayan sevda"yı dillendirir. İnsanlar değişir, şehirler değişir, zaman geçer... ama bazı duygular ilk günkü gibi kalır: Ne eksilir ne soluklaşır.
Bu romanı okurken, ister istemez kendi içimde bir Raif Efendi aradım. Ve buldum. Çünkü ben de birine yıllar sonra içimi dökmek istesem, o satırlar ......... olurdu.
Tıpkı Raif’in Maria’sı gibi, benim de sevdam içimde saklı; görünmeyen ama hep var olan bir yerlerde yaşıyor. Ve belki de bu yüzden bu roman bana sadece bir edebî eser gibi değil, aynaya bakmak gibi geldi. ............ söyleyemediklerimi, belki de en güzel Sabahattin Ali söylemiş.