Okulda çok sevdiğim bir öğretmen sayesinde tanıştığım bir yazar.
Bu kitabı bitirdikten sonra aklımda dönüp duran “içimde var olmaya çalışan tek şey ölüm!” Hali hazırda bir şair tarafından yazılan bu şiire yakınlaşmaya alıştım. Yabancılaştığımda içimden bir parçanın kopması zor oluyor. Farklı ortamlarda bu şiiri okudum. Şairin neler hissedebileceğini düşündüm. Gözlerimi kapattım ve ben yazsaydım bu şekilde yazardım diyerek ilerledim. Tabii ki başlarda zorlandım. İkiye bölünmüş bir elmayı tekrar yapıştırmak ve bir bütün yapmaya çalışmak gibiydi benim için. Burnumun direği sızlarken o sığınan şiire ulaştım.
Şimdi ise Bejan Matur’un dizelerine kendi dizelerimi sızdırmaya çalıştım.
Kuşkusuz bir dağ başında
Başlıyor hikayemiz
Bacasından tütüyor
Geçip giden insanlar.
Sızlıyor burnumun direği
Yanan ateşe bakıyoruz
Bir köy
Ve sonsuz gökyüzüyle.
Soğuk hava
Tütüyor ağzımdan nefesim
Belki de bu dostluk
Gökyüzüyle bu akrabalık
Götürüyor bizi maviye.
Hissediyorum yaşamayı.
Mavi suların
Ya da
Göğün olmuş
Ne farkeder!
İçinde var olmaya değer
Tek şey ölüm.
Bacadan tüteceğiz
Maviye karışacağız
Sığmayacağız göğe
Bakmayacağız dağlara
Göremeyeceğiz kuş uçuşunu…
Ölüyüz işte!
Ölü!