Puan vermedi·275 syf.··Beğendi
···Okunma: 16 Nisan 2025 15:44 Okuduğum ilk folklorik derleme.
Yaşar Kemal in ilk kitabı.
Köy köy dolaşıp derlenmiş ağıtlar.
Ölümle kavgaya tutuşmak gibi diyor kendisi de bu eser için .
En doğal haliyle insan manzaraları.
Ölüm karşısında insan ne yapar ki?
Şaşırır, korkar, inanamaz...
Ağıtlar bir sığınak olur belki ölüme karşı .
Belki de bir tür direniş .
Ama ne çare.
İster Türk ol, ister Farslı,
ister Yunan ol, ister Arap,
ister Kızılderili ol, ister Kafkas,
ister İngiliz ol, ister Çinli,
ister Afrikalı ol, ister Mısırlı....
kim olursan ol yaşayacağın en büyük acıdır
ÖLÜM ACISI
Ve hangi ırktan , dinden , kültürden olursan ol bu acı herkeste aynı.
Ölüm şekli değişse de acısı daha hafif olmuyor geride kalan için .
Her doğan bir gün ölüyor
kimi karasevdadan ,
kimi vurularak,
kimi boğularak,
kimi selde,
kimi depremde,
kimi savaşta,
kimi hastalanarak,
kimi yaşlanarak...
Çok kolay okunur deyip başladığım ama her ağıtta biraz durup dinlenmek zorunda kaldığım bir okuma oldu.
Ölüm şeklini okumadan ağıdı okuyup sonra ölüm şeklini ve eski kelimelerin anlamlarını okuyup ağıdı yeniden okudum.
En içimi acıtan ağıt "Vay Anam Kurası" ağıdı oldu.
Ölmek üzere olup kendi ölümüne ağıt yakma durumuda fazlasıyla etkileyici oldu.
Bir miktar yorucu olmakla birlikte tozlu raflara kaldırılmış pek çok kültürel öğeyi hatırlattı bu okuma.
Bazı eski kelimelerin anlamlarını tahmin etmeye çalışmak hoş oldu benim için (özellikle doğru tahmin yürüttüysem).
Yaşar Kemal le tanışmak için uygun bir kitap değil .
Çünkü metinler ona ait değil .
Abidin Dino resimleriyle hareketlendirilmis bir derleme.
Herkese keyifli okumalar