YAĞMUR ÇİSELİYOR / OSMAN BALCIGİL
Nihayet birkaç ay önce okuduğum kitabın yorumunu yazabildim. Acele etmemin ( artık ne kadar aceleyse ) sebebi Balcıgil'in yeni kitabının çıkması.
Yağmur Çiseliyor'da Balcıgil, bu sefer yakın tarihimizi yani 1970'lerin sonunu, 1980'lerin başını bizlere hatırlatıyor, o dönemi bilmeyen genç kuşaklara da yaşananları aktarıyor.
İlk sayfada;
Yağmur çiseliyor,
korkarak
yavaş sesle
bir ihanet konuşması gibi.
Kıtası ile başlıyan, Şeyh Bedrettin Destanı'nın 14. bölümündeki şiir yer alıyor. Nazım Hikmet, Simavne Kadısı oğlu Şeyh Bedrettin Destanı'nı 1930 yılında yayımlamış. Nazım bu destanında, Padişah Mehmet Çelebi'ye karşı ayaklanma hazırladıkları gerekçesiyle asılan Şeyh Bedrettin, Börklüce Mustafa ve Torlak Kemal'in hikayesini anlatıyor.
Yağmur Çiseliyor, Metin ile Ceren'in sevdasının arka planında o dönemi tarihsel gerçeklere tam bir bağlılıkla anlatıyor. Her zaman olduğu gibi Balcıgil'in kalemi birbirine geçmiş kurgu ile gerçeğin aşkıyla akıyor.
Ülkemiz ortadan ikiye ayrılmış gibi. Her yer kaynıyor. Sokaklarda oluk oluk kan akıyor. Türkiye uçurumun kenarında... Herkes sıkıntılı, kötü bir şeyler olmasını bekliyor. Durum böyleyken yaşaşan nefes nefese bir casusluk ve aşk hikayesi okuyoruz.
"Belliydi, Çorum'da önemli bir şeyler olacaktı ve bunun arkasında olan herkes, bizzat devlet ya da kendisini devlet yerine koyan birileri tarafından korunup kollanıyordu."(s. 71) Krallara en fazla zarar veren 'Kraldan çok kralcı olanlar' değil mi? Aynı şekilde devlete / millete zarar verenlerde elde ettikleri yetkiyle kendini devlet zannedip, milletin üzerinde gören çıkarcılar değil mi?
CIA'in Türkiye'yi bölmek, iç savaş çıkartmak için cuma hutbesinde "Alaaddin Camii'ne bomba atıldı. Müslümanlar öldürülüyor. Ne duruyorsunuz?" diyerek halkı galeyana getiren provakatörlerin hareketi / senaryosu bana olayların 25 sene öncesini hatırlattı. "Atatürk'ün Selanik'te doğduğu ev bombalandı." yalanıyla 6- 7 Eylül olaylarının fitili de aynı şekilde ateşlenmişti. Zaman, mekan, replikler değişse de senaryonun temeli aynı...
Arka planda dikkatimi çeken ince bir detay var. Amerikan ajanlarına Çorum'da olayların 4 Temmuz'da başlatılması talimatının verilmesi. Eğer Çorum'da hezimete uğramayıp, başarılı olsalardı çifte bayram mı yapacaklardı? Ne de olsa ABD'nin kuruluşu 4 Temmuz.
Okuma oranı düşük, biyografi okumayan, tarih sevmeyen, gerekmedikçe siyasetle ilgilenmeyen, yaşananları hızla unutan toplumumuzda yasaklı / uçtaki kişilerin biyografilerini siyasi tarihimizin gerçeklerinden sapmadan yazarak bizlere okutturan / sevdiren değerli araştırmacı yazar Osman Balcıgil'i bir kez daha takdir edip, alkışlıyoruz. Kalemi daim olsun ki keyifle yazdıklarını okurken bizler yaşadıklarımızı hatırlayalım / unutmayalım; genç nesillerde o günlerde olanları öğrensinler.
Yeni kitaplarda buluşmak dileğiyle kitapla kalın...