7/10
·288 syf.··
2025 41. kitabı
Herkese Selamlar Sizlere bu sefer Antakya ile Afrin arasında gidip İstanbul ve Kilis’te son bulan bir hayat hikayesi ile geldim. Öncelikle bazı yerlerde ben biraz kopukluk yaşar gibi oldum ama sonrasında toparladım biraz. 1940 yıllarında köy yaşamındaki namus töre gibi kavramlar ağır bastığı için insanların davranışlarıda hep bu tarzdaydı. Hacer sevdiği bir adam tarafından kandırılmış gece buluşmasına gittiğinde adam onu lekelemişti. Sabah olduğun köylüler onu bulduğunda kendide değildi. Sonrasında evlenmiş bir oğlu olmuştu Ali adında. Kumaşını kadın onu emzirmişti. İleriki yıllarda Hacer onu kandıranın aslında kaynı Hazim olduğunu öğrenmişti. Hacer yıllarca amcası bildiği aslında öz oğlu olduğunu öğrenince bunu hazmedemez bir gün dağa çıktıklarında Hazim ve Behram’ı vurur. Oğlu Ali çok küçük olduğu için bunu hatırlamaz ileriki yıllara kadar. Aynı zamanda Hatay ve Suriye arasında Kaçakcılık olayları artınca Vali ve Müfettiş aralarında bir muhbir olmaları gerektiğini düşünür. Böylelikle küçük baskınlar yerine büyük bir baskın yapıp meseleyi çözmek isterler. Seçtikleri muhbir biraz fazla para ister fakat elleri mahkum kabul ederler. Peki Ali ile muhbirin bağlantısı ne? Detay vermeden anlatmaya çalıştım umarım sizlerde severek okursunuz. Kitapla kalın…
MuhbirSerhan Kurşun · İnkılap Kitabevi · 202439 okunma
·
30 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.