Gölgelerin Oyunu

Muhbir

Serhan Kurşun
Tahmini Okuma Süresi:
8 sa. 10 dk.
Sayfa Sayısı:
288
Basım Tarihi:
2024
Yayınevi:
İnkılap Kitabevi
ISBN:
9789751046307
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·288 syf.··
2025 24. kitabı
Demek ki, acıdan akan gözyaşının kaynağı ile mutluluktan akanın kaynağı aynı değildi. Selammm 1940’ların Hatay’ında sosyal yapısına eleştirel bakış açısıyla yazılmış bireysel, ahlaki konularda sorgulamalar yaptıran ve düşündüren bir eser. Düşündükçe daha çok anlamlanan bir kitap . Yazar, kahramanlarını detaylı bir şekilde incelemiş ve toplum yapısını çok iyi resmetmiş. Bir kız çocuğunun ilk aşkıyla beraber olması ve hamile kalmasıyla alnına yazılan kara leke görüldüğünden gidip Suriyeli bir kaçakçıyla yaptığı evlilik ile üzerine kuma gittiği kadından, sınır ötesine bölgedeki yaşamlara, Beslem,Hacer ve Ali’nin babası sayesinde suçlarla dolu şekillenen geleceğine İstanbul’a kadar uzanan harika bir eser. Başta okuması biraz zorlasa da akıla kapılınca duramayacağınız türden.
MuhbirSerhan Kurşun · İnkılap Kitabevi · 202439 okunma
9/10
·288 syf.··
2025 5. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 12 Ocak 2025 07:29
Kitapsever dostlarıma güzel bir hafta ve kitaplarla güzelleşen vakitler diliyorum Çok uluslu, çok kültürlü, çok dinli coğrafyamızın bu özelliklerinin en yoğun yaşandığı bölgesi olan Antakya ve çevresinde geçen bir kurgu. Antakya ile Afsin arasında yaşananlar, geliş gidişler. Bölgenin ve insanının özellikleri, törel değerleri ve yaşam biçimleriyle harmanlanmış, 1940'lı yıllar esas alınarak anlatılan başarılı bir dönem romanı. Aşkın gözü kör ettiği, mantığı, aklı yendiği bir hikâye Hacer 'in ki. Aşık olan Hacer alnına kara çalıp gözüne kara düşüren sevdiği adam tarafından oyuna getirildiğini anladığında pek çok şey için çok geçti. Coğrafyanın kader olduğu, kadının ise zayıf görüldüğü bir kültürde Hacer 'e katlanmak, fırsat bulunca da intikamını almak düştü. Onun kadersizliğinin bir benzerini de kız kardeşi yaşadı, engel olamadı. Hacer 'in oğlu Ali, hem genlerinden gelen suç potansiyeli, hem küçük yaşta tanık oldukları, hem bulunduğu coğrafyanın özellikleri hem de çocukluğundan itibaren yaşadığı halisünasyonlar (sanrı) sebebiyle istemese de, vicdan azabı duysa da memnuniyetsiz bir yaşamın ve suçların içerisinde bulur kendini. Kitapta çok sayıda karakter vardı ve her bir karakter kendi handikapları ile derinlemesine irdeleniyor. Öyle ki psikolojik betimlemeler, karakterlerin duygusal dünyalarının ve vicdan muhasebelerinin aktarılması çok başarılıydı, zevkle okudum. Kitap için bir dönem romanı dedim. Bunun yanında çok ulusluluğumuzla, ikinci dünya savaşı sonrası ülkenin ve insanımızın sosyal, siyasi, ekonomik bir portresini çiziyor olması ile içeriğindeki sosyal olgular ile sosyolojik bir roman özelliği gösterirken karakterlerinin psikolojik dünyalarını aktarışı ile de psikolojik bir roman diyebilirim. Yazarın akıcı ve anlaşılır bir dili var. Kurguyu aktarılı,
MuhbirSerhan Kurşun · İnkılap Kitabevi · 202439 okunma
Puan vermedi·288 syf.··
Beğendi
·
2024 46. kitabı
Afrin'den Hatay'a, İzmir'e ve en nihayetinde İstanbul'a uzanan bir hayatın hikâyesi #muhbir Hayatı kaldığın yerden mi yoksa sil baştan mı yaşamalı bunun cevabı belki de bu hikâyenin içerisinde. Farklı kültürlerin harmanlandığı coğrafyanın yaptırımları ardına gizlenen hayatları tarihi dokunuşlarla ve yöreye has şivesi ile şenlendiren bir eser. Kardeşlikle kalleşliğin vefa ile cefanın birbirine karıştığı tam ters köşe oldum derken ters köşenin hasını yaşatan soluksuz okunan bir kitap. Yazarın kalemi, ve kurguladığı tema beni oldukça etkiledi. Yer yer tarihi ve kültürel bilgilerin eserin içerisine serpiştirilmesi ayrı bir lezzet katıyor. Ben çok severek okudum. Okumak isteyen tüm kitap dostlarıma gönülden tavsiye edebilirim. #y:131735. MuhbirMuhbir
Edebiyat Hikaye Öykü
MuhbirSerhan Kurşun · İnkılap Kitabevi · 202439 okunma
Puan vermedi·288 syf.··
Beğendi
·
2024 82. kitabı
#Garaz adlı romanıyla kalemine aşina olup #spotify da sesinden şiirlerini dinlediğim #yazar ve #şair @serhankursunofficial ikinci romanı "Muhbir" @inkilapkitabevi etiketiyle raflarda yerini aldı. Oldukça etkileyici masalsı anlatımı ve şiirsel ifadeleriyle okuduğum kitabı bitirdiğimde zihnimde bir yoksunluk duygusu yarattı. Nadiren yaşadığım bu his akabinde bildiğim coğrafyalar olan #Hatay, #Kilis , #Antep ve #Suriye sınırlarına uzandı zihnim. Okuduğum her satırda da yaşadığım bu his; aşkı, kavuşamamayı, hasreti, ölümü, aile içi dinamikleri ve toplum baskısını, farklı inançlara sahip insanların aynı topraklardaki iktidar hırsını düşündürdü uzun uzun. Bedel karşılığı evlendirilerek yok hükmünde yaşayan kadınları en çok da. Kız alıp vermeyle Hatay ve Afrin arasında bağ kuran insan ilişkilerini anlatan satırlar dönemin siyasi konjonktürüne de göz kırpanken adaleti hâlâ kendi hükümleri ile tesis ederek toplumsal travmalar yaşanan toprakların da sesi olmaya aday adeta. Babasını bilmeyen ya da babasıyla doyasıya yaşayamayan çocukların sesi kadınların ağıtlarına karışıp göğü delmiş ve gelmiş #SerhanKursun un kaleminden bize meramını anlatmış. Kapakları açılmış barajların önündeki toprakları sele katarcasınna yok edişi gibi besensel arzuların da yaşamları söndürmesi. Öyle güzel anlatılmış ki. Asi Nehri gibi dizginlenemeyip önümüze konulan bu metin bir kitaptan çok daha fazlası. Bu salt bir kitap değil olsa olsa bölgede toprağa düşen binlerce canın sevdaları için kelimelerin şaha kalkıp saygı duruşuna geçişi. İnanılmaz sevdim her bir karakteri ayrı ayrı. Belki de en çok Eslem'i ... Okuyun, okutun ... Bu şarkıyı kaç kere dinledim bilmiyorum. Dün geceden beri de sayamadım. Aklım yarım kalan aşkların buğusunda zira. #tavsiyekitap #muhbir #gölgelerinoyunu
MuhbirSerhan Kurşun · İnkılap Kitabevi · 202439 okunma
10/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2025 49. kitabı
·
36 saatte okudu
·
Okunma: 17 Mart 2025 00:53
“Bu erkek milleti bilinenin aksine tekmil kadınlardan daha fazla laf taşır. Hem de dibinde azıcık su olan bir leğeni, etrafa döke saça taşır gibi.” “Bir fikre kapılıp uğrunda mücadele etmek, o fikri hayata geçirmek kadar kutsaldır.” “Ah Ali! Vah Ali! Ben sana demedim mi? Insanoğlu gözü varmış gibi bakar, kulağı varmış gibi dinler, ben buna şaşmam da sanki kalbi varmış gibi yaşar ya, asıl ona şaşarım.” Herkese Merhaba Bugün sizlere çok severek okuduğum #Muhbir kitabıyla geldim… 1940’lı yıllarda özellikle Hatay ve Afrin arasında geçen bir dönem romanı da diyebiliriz… O dönemin insanlarını, töresini, yaşam şekillerini ve hatta yerel konuşma ağızlarına da yer verilmiş muhteşem bir eser… Kitabımız Hatay’lı Hacerin gönlünün Afrinli bir gence kayması ve sevdiği adam tarafından oyuna getirilip hem alnına hemde gözüne düşen lekeyle başlıyor… Hacer’in oğlu Ali; küçük yaşlardan beri kendi iç dünyasındaki sesler, hemde küçük yaşta şahit olduğu olaylar hemde yaşadığı yerde suçların fazla olması sebebiyle kendini istemediği bir hayatın ve suçların içinde buluyor… Kitabımız da çok fazla karakter olsa da yazarımız her bir karakteri detaylarıyla anlattığı için hiç zorluk çekilmiyor okurken… Her bir karakter kendi iç savaşı ve yaşadıklarıyla konuk oluyor kitabımıza ve hayatımıza… Ayrıca yazarımız ikinci dünya savaşı sonrasında ülkemizi sosyal, ekonomik ve siyasi açıdan da görmemize olanak sağlamış… Yazarın akıcı dili olayların akışı sebebiyle kitabı bir çırpıda okudum ve aşırı beğendim… Benim için efsane kitaplar arasına girdi kesinlikle Şiddetle ve şiddetle tavsiye ederim bence okuyun buna değer
MuhbirSerhan Kurşun · İnkılap Kitabevi · 202439 okunma
10/10
·288 syf.··
2024 107. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 30 Haziran 2024 00:00
" İşte insan, insanlık etti mi zayıflıyor, diye düşündü Roşan. Herkese sarıp sarmalayayım derken kendini bilmez bir sarmaşık gibi ya üstünkörü dolanıyor ya da onları boğacak kadar sıkıyor." #muhbir #gölgelerinoyunu #okudumbitti 1940'lı yıllara Hatay'a uzanıyoruz Serhan Kurşun 'un kalemi ile. Reyhanlı ve Afrin arasında geçen, farklı milletlerden insanların kaderinin bir yumak gibi birbirine dolandığı, okurken kah gülümsemenize sebep olan çoğu zaman da içinizi yakan bir #roman Muhbir. Her şey genç kızın kalbine sevda ateşi düşmesi ile başlıyor. Aşk, sevda güzel duygular tabii hayatınızı karartacak kişiye karşı olmazsa. Hacer de suyun öte tarafındaki delikanlıya vurulmuştu, adını bilmeden. İlk buluşması karabasanı oldu çünkü niyeti başkaydı karşısındakinin. Baba zoru ile yapılan evlilik ve minik oğlu Ali . Ali'nin yüreğinden geçenler ile okuyoruz kitabı çoğunlukla. Onun o saf ve temiz hayal gücünü öykü güzel yansıtmış ki yazarımız. O "ana... ben... bir ... solucan... gördüm" dedikçe hem gülümsedim hem de içim kavruldu bu çocuk için, Hacer için ve Hacer gibi olanlar için Hatay'ın sıcak , kavurucu ve mistik atmosferinde insanların yaşayış tarzını , kadınlara bakışını, iki farklı köy ve iki farklı ülke insanının etkileşimini tüm çıplaklığı ile önümüze seriliyor. İnsanların yaptığı bir davranışın kelebek etkisi gibi nasıl diğerlerini etkilediğini ve çığ gibi büyüyüp sebep olduklarını okurken düşünüyoruz. Farklı bir hayat yaşanması mümkün müydü? Birçok insanın yaşamına konuk oluyoruz kitapta. Kaderleri bir ağ ile birbirine bağlanmış insanlar. Bu ağdaki en ufak bir titreşim hepsini etkiliyor. Hacer ile başlayan hikaye Ali ve diğer karakterler ile devam ederken yine Ali ile son noktayı koyuyor, yalnız bu sefer İstanbul'da. Masum çocuk dünyası ile acıtan gerçek dünya arasında
MuhbirSerhan Kurşun · İnkılap Kitabevi · 202439 okunma
Puan vermedi·288 syf.··
2024 242. kitabı
MuhbirMuhbir Serhan KurşunSerhan Kurşun Merhaba arkadaşlar #dönemkitapları nı sever misiniz? Ben #geçmiştarih e sahit olmayı cok sever,ilgiyle okurum Henüz on altı yaşındayken Afrinli oğlanı görür görmez sevdalanan Hacer in ve oğlu Alı nin yaşadıklarını okuduğum hikayeyi başladığım andan itibaren elimden bırakamadım. Yazarımızın kalemini cok sevdim.İnsallah #muhbir in ilk kitabı olan #garaz ıda okumak nasip olur.Bu arada ilk kitabı okumamış olmama rağmen eseri okurken zorluk yaşamadım. 1940’lı yılların Hatay ın anlatıldığı eserde,erkek gücünün geçtiği Ortadoğu’nun karanlığında gün görmemiş bir kız çocuğunun alnına yazılan o kara gece başlıyor her şey. Sınırları aşan bir kader çiziliyor etrafında. Antakya ile Afrin arasında gidip geliyor yaşamlar.Hacer’in hikâyesi oğul Ali’nin suç dolu,kaotik geleceğine evrilirken Kilis’ten geçen yolun sonu İstanbul’a,6 Eylül 1954’e varıyor arkadaşlar. Kilis’te uzun yıllar konuşulacak kendi İmparatorluğu’nun temellerini atan Alı, burada yaptığı,yapacağı yasadışı işleri annesine ve kardeşine yalancı cazibelerle allayıp pulladı.İşin kötü tarafı bu yalanlarına kendiside inandı. Kendini iş adamı olarak ilan edip,yaldızlı bir kartvizit bastırdı.Üzerinede Kilisli Ali yazdırdı.Sonrada öyle bir yemin etti ki.bundan sonra tum köşe başlarını tuttu. İş görüşmesi için Gaziantep’e gittiği bir gün çocukluğundan beri vicdan azabı olan Dimos un adını duyunca cok mutlu oldu. Tek bir arzusu vardı Dimos tan helallik alıp yüreğini soğutmaktı. Ali,Dimos u bulabildi mi? Helallik alabildi mi? Alı nın vicdan azabı neydi? Ali nasil bu kadar büyüdü?Ne is yapıyordu? Alı nın gücü nereden geliyordu? Gerçek muhbir kimdi? Alı nın babasını,amcasını ve Eslem i kim öldürmüştü? Cevaplar eserde #okuyun arkadaşlar @inkilapkitabevi kitapfisiltisi sevtapkitapfisiltisi sevtap #okuyanteraziokuyor #okuyanterazi
MuhbirSerhan Kurşun · İnkılap Kitabevi · 202439 okunma
10/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2025 58. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2025 14:36
Serhan KurşunSerhan Kurşun MuhbirMuhbir Dönem kitaplarını okumayı çok seviyorum. Çünkü geçmiş döneme özlem var. Geçmişte sanki her şey daha samimi ve güzeldi. O dönemlerde yaşayan insanların hayatını öğrenmek, kültürlerini incelemek değişikti ama açıkçası keyif aldım. Tabi kitaptaki karakterlerin çokluğu biraz yordu. Ama okudukça hepsinin kendine ait bir yaşamı ve bize göstermek istedikleri şeyler vardı. Ben ilk başlarda adapte olamadım sonrasında ise elimden bırakamadım. Hem konunun bütünlüğü hem de kalemin akıcılığı beni etkiledi. Hacer kalbini çalan adam ile buluşmaya karar verir. Bu buluşma sonucunda iki genç kendine hakim olamaz ve bir günaha girerler. Bir günah ile başlayan bu hikaye zincirleme herkesi etkisine alır. Bugün yaşanan her şey geleceği de etkileyeceğini kim bilirdi. Yalanlar, gizemler, cinayetler. Yani kitapta yok yoktu ama her konunun sonunda yazar beni şaşkına çevirmeyi başardı. Kitabın isminin nerden geldiğini öğrendiğinizde hem üzülecek hem de şaşıracaksınız. Kısacası film tadında bir okuma oldu. Dönem konulu kitapları okumayı seviyorsanız tavsiye ederim. Kaktüs HanımKaktüs Hanım
1000Kitap
MuhbirSerhan Kurşun · İnkılap Kitabevi · 202439 okunma
9/10
·288 syf.·
Beğendi
·
2025 48. kitabı
"Ah Ali! Vah Ali! Ben sana demedim mi? İnsanoğlu gözü varmış gibi bakar, kulağı varmış gibi dinler, ben buna şaşmam da sanki kalbi varmış gibi yaşar ya, asıl ona şaşarım. " Serhan beyin kaleminden okuduğum ilk eser oldu #Muhbir, kitabı bitirdikten sonra arka kapakta okuyup şaşırdığım üzere bir devam kitabıymış. Hiç bu kadar ustaca bir üslup görmedim o halde . Çünkü ben apayrı bir roman gibi okudum, tat aldım. Küçük bir çocuğun masumiyeti, sınırların arasında gel gitlerle dolu bir ömrün ilk yılları, delikanlı oluşu ve kendi iç yangının peşinde sona ulaşması. Ay içim şişti , hangi kadının aşkına, derdine, kalp kırıklığına yanayım bilemedim. 3 bacı ve içlerinde diğerlerine nazaran hangisi şanslı bilemedim. Hepsinden ayrı Eslem sana da ayrı yandı içim. Kitapta en sevdiğim şey yazarın olayları apayrı şekilde peşpeşe verirken ustalıkla bir araya toplaması ve bölümler sona ermeden aynı anda farklı kişileri ve birbirleriyle bağlantılı yaşamlarını sindirmemiz oldu. Sadece okuyun diyorum, detay vermek istemiyorum herkes oturup bu kitabın bir köşesinde için için yansın. Kalbi var gibi yaşamak olmaz
1000Kitap
MuhbirSerhan Kurşun · İnkılap Kitabevi · 202439 okunma
Puan vermedi
Çan, ezan, hazzan sesleriyle yoğurulmuş kadim şehir Antakya’nın sokaklarında yeniden gezinme fırsatı buldum “Muhbir”le. Elbette deprem öncesi, son bıraktığım haliyle görmek, düşünmek istedi zihnim… 1940’larda Antakya’da başlayan olaylar Kilis ve Suriye topraklarını da içine alarak devam ediyor eserde. Okur “coğrafyanın kader olduğunu “ tekrar tekrar düşünerek geziyor satır aralarında Kilisli Ali ile… Doğduğu gün yazılan kaderi peşinden gelmeye devam ederken önce hain oluyor sonra kahraman. Aşk, toplumun yapıştırdığı yaftalar, küçük yaşta yapılan zorunlu evlilikler, birilerinin kuması olmak ancak bu kadar gerçekçi ifade edilebilirdi sanırım, mükemmeldi. Hatay, Kilis, Antep, Suriye sınırlarında gezip dururken aile dramlarına, toplum dayatmalarına, aynı toprakta nefes alan farklı inanışlardaki kişilerin ayrıştırılmalarına ortak olup yok sayılan kadınların acılarını hissettim yüreğimde. Gücün sadece “erkek” anlamına geldiği coğrafyada bir kız çocuğu olmak ne demek, sorusu ile başbaşa kaldım satırlarda. Kız alıp verme ile kader, sınırlarda dolaşmaya başlarken Hacerlerin, Alilerin hikâyesi bitmedi. Sonra, “Büyük Antakya Parkı”nın yanında çalıştığım yerde oturup gözlerimi kapadım. Saray Caddesi’ndeki kilisenin çanı kulağımda çınlarken Asi’nin suları akmaya devam etti Suriye-Hatay arasında ve ben, bu kitapla yeniden gezinip durdum oraları; imkansız aşklara, kadınların dramına, acıya, baskıya, ataerkil toplum hamurunda yoğurulup büyüyen bireylerin bakış açılarına, çocukluk yaralarına şahit olarak bir Afrin’deydim, bir Kilis’te… En nihayetinde İstanbul’a kadar sürüklenip durdum sert rüzgarlarla… . “ İçindeki isyan, bir şeyleri değiştireceğine dair ona güç vermişti. Yaşıtının yanna gidip, "Gardaş bak hele!" demişti, "Ben Ali, adın ne?" Öteki oralı bile olmamış, beriki
MuhbirSerhan Kurşun · İnkılap Kitabevi · 202439 okunma

Yazar Hakkında

Serhan KurşunYazar · 0 kitap
1974 yılında Hatay’ın Kırıkhan ilçesinde doğan Serhan Kurşun, İlk ve Orta öğrenimini Hatay’da, Lise öğrenimini İstanbul’da tamamladı. Ardından İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Ekonometri bölümünden mezun oldu. İlk masal kitabı “Yaşlı Aslan ve Genç Aslan” ve ilk romanı “Garaz / Gölgelerin Oyunu” İnkılap yayınevi tarafından 2022 yılında basıldı. Yazarın Spotify’da kendi şiirlerini seslendirdiği “Pinhan” ve “Yaşamak” isimlerinde iki şiir albümü bulunmaktadır. Evli ve üç çocuk babasıdır. Kaynak: serhankursun.com.tr