Sarayında oturup kafasına göre iş yapan, aklına estiğini direten, ne töreyi ne raconu tanıyan, zıpçıktı, ahlaksız, haysiyetsiz, şeytanın bile yüzüne tükürmekten utanacağı bir adam. Yaptıklarının yanlış olduğunu bilmelerine rağmen bazı büyük 'abi'lerin bile karşısına geçip ona yaptıklarının yanlış olduğunu söyleyemeyen, yüzüne karşı sürekli pohpohlayanların olduğu bir hikaye. Deccalin yeryüzündeki timsali sayılacak insan müsveddesinin bir hikayesi. Kimden mi bahsediyoruz ? Mahmut Han'dan