Hissettiklerimiz yaşadıklarımızdan daha büyük geliyor bu asra gönül bağlamamız sebebiyle.
Koşar adım uzaklaşıyoruz yaşadıklarımızdan, sanki uzaklaşınca anılarımız, yaşadıklarımız terkedecekmiş gibi sanıyoruz.
Öyle olmuyor işte kardeşim uzaklaşmıyor yaşadıkların ruhundan.Sen nereye gidersen gölgen gibi geliyor peşinden, bağlamayı unuttuğun gönül bağına takılıp düşüyorsun çok geçmeden.
Gidişe kesilmiş biletin duruyor yüreğinin tozlu raflarında. Tebessümüne gölge düşmüş, yada aynalar zamanın yalancısı olmuş. Göz gördüğüne inanır, gönül inanmak istediğini görür hale geliyor ardından. Zamanı gelince cam kenarından izliyorsun gidişini.
Duygularının, anılarının, geçmişin harabe hallerini göre göre ayrılıyorsun bu gönül limanından.
Vakit geldiğinde sessizce veda etmek gerek belki de bu asırdan. Kâinatı, melekleri ürkütmeden gitmek lazım misafir olduğun yüreğin saygıyla kapısını kapatarak.
Bavuluna sıkıştırdığın birkaç hatırayla ilerlemek, durmaksızın doğruya ulaşmak için çabalamak gerek. Bir kapıyı kapıttıran Mevla, her adımını sayan meleklerin yol göstericiliğini vermez mi yanına?
Elbet başka bir kapı aralanır ışık olur karanlık çıkmazına. Kuş kadar gönlünüzün kırılgan kanatlarına dert yüklemeyi bırakın artık! Aşağı çekilmekten, daha yukarılara uçamamaktan,gökyüzüne kavuşamamaktan yorulmadınız mı ?
Sabredin !
Şükredin !
O maviliğe kavuşmak inancı ile sabredin. Ve yükünüzün sizi yorduğunu farkettiğiniz için şükredin.