Ön Kabul ile Bilim Bir Arada Olamaz!
7/10
·116 syf.··
Beğendi
·
2025 8. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2025 01:13
Kitap genel olarak bilgilendirici içeriğe sahip, ancak bilimselliği tartışılır. Kitabın genelinde yazarın, tüm dinlerin Sümer medeniyetine dayandığı ve kutsal kitaplarda yer alan olayların da esasında yine bu uygarlıktan kaynaklandığı düşüncesi hâkim. Üstelik "bakın bu da yalan, bakın bu da yalan" der gibi bir hava derinden hissediliyor. Yani yazarın bu eseri bilim için ya da bir şeylere ışık tutmak için değil de doğrudan onları yalanlamak amacıyla yola çıktığını söylemek yanlış olmaz. Hak kabul edilen dinler, onların kitapları ve peygamberleri hakkında yeterince araştırma yapmadan, bu eserde yazanlara doğrudan kabul ya da ret vermem doğru değil. Kuru kuruya inkâr etmek isteyenler için gayet yeterli. Ancak ben yan okumalarla bir zihin fırtınasından yanayım. Dinler, toplumsal yaşamı düzenlemek ve insanı var olduğu kabul edilen her iki dünyada da erdemli bir şekilde yaşamaya sevk etmek motivasyonuna sahip. Genel iyilik ve ahlak kuralları ise en ilkel toplumlarda bile hemen hemen ortak. O yüzden yazarın kutsal kitaplarda yazan emirlerin, Sümer metinlerinden kaynaklandığı görüşü çok da etkileyici değil. Yani öldürmenin, çalmanın, anne babaya saygısızlığın, ırza geçmenin ahlaklı davranış olarak kabul edildiği bir toplum henüz duymadım. Bu yüzden kutsal kitap, metin ya da sahife, her neye bakılırsa, bu tür emirlerin görünmesi çok normal. Dinlerin kökeninin Sümer medeniyetinden geldiği ve kutsal kitaplarda yazan çeşitli olayların, Sümer metinlerinde görüldüğü de benim açımdan çok şaşırtıcı değil. Zira kabul edilen üç büyük din, onların kutsal kitapları ve peygamberlerinin yanı sıra, isimleri bilinmeyen binlerce peygamberin ve onlara verilen kutsal metinlerin var olduğu, üç hak dinde de kabul edilen bir olgu. Yani ilk kutsal kitap Tevrat olsa da ondan öncesinde peygamber, veli ya da kutsal metinlerin olduğuna inanılıyor. Bu çerçeveden bakınca, Sümer dönemi de bu çizgisel zaman yolunun, öncül noktalarından biri olabilir. Sümer metinlerinde çok tanrılı bir anlayışın olması, Tanrı'nın zaman zaman insanlarla iç içe olması kafa karıştırıcı. Çünkü hak dinlerde tek bir ilah var. Bu konuyla ilgili daha derinlemesine çalışmalar yapılması önemli. Yazarın kitapta bir dizi kültürel davranışı Sümer'e dayandırması da dinler ve toplumlar açısından gayet olağan. Kültür dediğimiz şey zaten nesilden nesle aktarılıyor. Bugün Türklerinde halen daha 4000 yıl öncenin Orta Asya kültüründen izler bulabilmek mümkün. O halde hemen hemen aynı bölgede yaşamış olan Sümer topluluğu ile sonrasındaki Yahudi halklarının benzer kültürel ögelere sahip olmaları ve bunların kitaplarında yer almaları da olağandışı bir durum değil. Elbette burada anlattıklarımın tam tersi de geçerli olabilir. Doğruyu yanlıştan ayırt edebilmek için, Muazzez hanımın tam tersi yönünde, yani herhangi bir ön kabul olmadan, gerçekten bilme isteğiyle yola çıkılması ve bu minvalde çalışmalar yapılması oldukça değerli. Genel olarak söylemek gerekirse, kitap bilgilendirici ve açıklayıcı; ama yeterli ve bilimsel değil.
1000Kitap
Kur'an, İncil ve Tevrat'ın Sumer'deki KökeniMuazzez İlmiye Çığ · Kaynak Yayınları · 20065,3bin okunma
·
715 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.