10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2021 26. kitabı
Behlül Tokur İmtihan Psikolojisi Var olmanın hakkın vermek : İmtihan [Behlül TOKUR, Fecr Yayınları, 1. Baskı, 144 sayfa] Kitap Hakkında: Eser okuduğum nitelikli kitaplardan biri oldu. Yazar eserinde cümlelerini özenle etkili bir şekilde kurmuş ve daha önce tanıtımını yaptığımız "insanın anlam arayışı "kitabının yazarı Viktor E. Frankl, Erich Fromm, Soren Kierkegaard gibi alanında önemli isimlerden alıntılar aktararak içeriği zenginleştirmiş... Kitabın özellikle din eğitimi ile ilgilenen herkes için faydalı olacağını düşüyorum. Zira insan öncelikle psikolojik bir varlık. Bu yüzden din eğitiminde insan psikolojisini tanımak bu alanda okumalar yapmak, insan psikolojisi ile dinin anlam dünyasını buluşturmak büyük önem arz ediyor. Kitap aynı zamanda down sendromlu aile ve çocuklara dikkat çekmek adına da önemli bir farkındalık oluşturuyor. Kitap iki bölümden oluşuyor. Birinci bölümde imtihan psikolojisi, imtihan kavramı, en üst otorite Allah, iman ve imtihan, iman ve bilişsel, duygusal, davranışsal yapı, anlam ve iman, dünya hayatı ve iman, insan ve anlam, imtihanın konusu, imtihan edilen varlık alt başlıkları ile inceleniyor. Konunun iyi yapılandırıldığını düşünüyorum. Bu bölüm bile başlı basına bir eser olabilirdi. İkinci bölümde ise down sendromlu 57 aile, toplam 100 kişi ile yapılan mülakat görüşmelerinden içerikler sunuluyor. Bu ailelerin çocuklarıyla yaşadığı bu çok özel ve zor durumu karşılamalarında inancın, imtihan psikolojisinin önemini birebir görüşmelerle ele alıyor. Bu bölümü okurken duygulanmamak elde değil ama down sendromlu aile ve çocuklara adına farkındalık oluşturması da insanı teselli ediyor Kitabın altı çizilecek o kadar çok yeri var ki ben bazı alıntılarla yetiniyorum *Arapçada “me-ha-ne” kökünden gelen imtihan kelimesi, “altının özünün ortaya çıkması için ateşle artıklarından arındırılması işlemi”dir * Bildiği gibi dinin en önemli fonksiyonu “gelişimsel” işlevidir. Gelişmişliğin en önemli belirtisi ise “ sorumluluk bilinci” taşımaktır. Sorumluluk bilinci sabittir. Durum ne olursa olsun değişmez, sabittir. Başa çıkma ve ilerleme ancak böyle bir bilinçle sağlanır. İman işte böyle bir sorumluluk bilincinin yaşam haritasıdır. Bireyi, yaşam serüveni boyunca karşılaşacağı durum ve şartlara hazırlamakla beraber, o şartlar altında en iyisini yapabilmesi için onu mükellef kılar. Dinin bir diğer önemli fonksiyonu, rehabilite edici ve rahatlatıcı özelliğidir. *Kişiliği dönüştürücü ve inşa edici bir faktör olarak iman hayatın bir anlam çerçevesinde ele alınıp yaşanmasını mümkün kılan ve hayat karşısında inan insanın varlığını güvence altına alan, güçlü dinamik ve ruhsal bir bağdır. Dünya üzerinde nüfuz etmediği, ışığını yansıtmadığı hiçbir nokta yoktur. İmanın hayat karşısındaki gücünü ve etkisini anlamadan imtihan kavramını anlamak mümkün olmayacaktır. Bilakis imtihan, imanın bir sonucu olarak inancını hayatıyla bütünleştiren bireyin bundan sonraki yol haritasıdır * Kierkegaard, umutsuzluğun kaynağını varlığı aşkın yanıyla olan ilişkisini kesmesinde görür. İnsan sonlu varlığın içine kapanır ve mutluluğu bu sonluluğun içinde ararsa umutsuzluğa düşer” * Kierkegaard ;“ İman sayesinde hiçbir şeyden vazgeçmem ; tersine her şeye sahip olurum. İbrahim, İshak’tan ( İsmail’den) imanın verdiği güçle vazgeçmemiştir; aksine ondan aldığı güçle onu kazanmıştır. * İman paradigmasından bakan her birey için umutsuzluk büyük bir günahtır **Çocuğumun down sendromlu olduğunu öğrendiğimde, sanki büyük bir deprem olmuşta göçük altında kalmış gibi, kapkaranlık bir yere veya mezara konulmuş gibi hissettim…. * “ O bizim dünyadaki imtihanımız. Bunun farkındayız. Bu imtihanı kazanmak için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz. Bu imtihanda sabrı, şükrü öğrendik onla beraber.Zorlukları var evet ama nimetleri de var. (33 no’lu katılımcı baba) * Misafirliğe falan pek gidemiyorum. Zaten gitsem de fazla kalmadan gittiğime pişman oluyorum. Oğlum az onlara yaklaşsa sevmeye çalışsa bir eliyle tutup kendilerine yaklaştırmadan seviyorlar. Çocuğum anlıyor bunu, her şeyi anlıyor. Sanki benim oğlum temiz değilmiş hastalıklıymış gibi. Bu senin cennetin, bu sana cenneti kazandıracak diyorlar ama sadece dilde…. Madem öyle sen de gel saçını okşa, sev, oyun oyna, kaçma ilgilen onunla, sende cenneti kazan “ (19 nolu katılımcı) * Diyelim ki hem gümüş, hem de pırlanta bir kolyem var. Gümüş kolyemi herkese emanet verebilirim ama pırlanta kolyemi ancak çok güvendiğim insana emanet edebilirim. O yüzden diyorum bu çocuk bana Allah’ın en güzel emaneti. Bu herkese nasip olmaz ( 15 nolu belge) Kitabın arka kapak tanıtım yazısı Bu çalışma, down sendromlu çocuklara sahip anne babaların yaşamış oldukları bu zor ve sıkıntılı sürece uyum sağlamalarında dini inancın etkisini “ilk tepkiler, karşılaşılan sıkıntı ve zorluklar, süreç yönetimi ve destek ihtiyacı, dini yönden anlamlandırma” çerçevesinde ele alıp açıklamaya çalışmaktır. Anne babaların göstermiş olduğu tepkiler, durumu kabullenme aşamaları, duruma uyum sağlayıp tekrardan hayata tutunacak bir güce ulaşmaları ve bundan sonrası için neler yapmaları gerektiği hakkında bir tavır sergilemeleri oldukça önemlidir. İşte bu yaşanılan süreçler üzerinde, dini inancın ne tür bir etkisinin olduğu meselesi aynı zamanda iman-anlam ilişkisi hakkında yeni bilgiler edinilmesine yardımcı olacaktır.
İmtihan PsikolojisiBehlül Tokur · Fecr Yayınları · 201855 okunma
·
87 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.