·368 syf.··Beğendi
···Okunma: 20 Nisan 2025 02:03 Hundreds Pepper Winters
“Onu incitmekle işim bitti. Yeteri kadar incindi. Onu özgür bırakmamın zamanı geldi…”
Pepper Winters, yine duyguların sınırlarını zorlayan bir hikâyeyle karşımızda. Hundreds, Dollar serisinin üçüncü kitabı ve bu kitapta karakterlerimizin içsel yolculuklarına daha derinlemesine bir bakış atıyoruz.
İlk olarak şunu söylemeliyim ki, seri başından beri oldukça sürükleyici. Winters’ın yalın ama etkili anlatımı, okuru hikâyeye kolayca dahil ediyor. Özellikle Pim’in yaşadığı travmalardan sonra güçlü bir kadına dönüşme süreci beni çok etkiledi. Onun sadece hayatta kalma çabası değil, aynı zamanda kendi benliğini yeniden inşa etme savaşını okumak çok gerçekçi ve sarsıcıydı. Bu açıdan yazarın olayları aceleye getirmemesi ve karakter gelişimini zamana yayması oldukça başarılıydı.
Elder ise tam bir muamma. Geçmişi, yaşadığı travmalar ve aldığı kararlar, bir yandan onu anlamaya çalışırken bir yandan da içten içe "Pim kaç kurtar kendini!" diye bağırmama sebep oldu. Onun manipülatif tavırları ve “senin için en iyisi bu” yaklaşımı beni rahatsız etti. Evet, Pim’i hayata döndürdü ama bunu yaparken kendi iç karanlığıyla da savaştı. Yine de bu onu tamamen haklı yapmıyor. Özellikle ilişkinin cinsellik üzerinden ilerlemesi, duygusal bağın geri planda kalması zaman zaman yıpratıcıydı. Birini iyileştirmek bu kadar baskı kurarak olmamalı.
Kitabın en sevdiğim yönü, Pim’in Elder’a rağmen kendi gücünü fark etmesi oldu. “Bu gece daha çok Tasmin olmaya çalışacaktım” cümlesi bence bu değişimin özeti. Pim artık kurban değil. Hayatının iplerini yavaş yavaş eline alıyor ve bu dönüşüm muazzam.
Ancak itiraf etmeliyim, beş kitaplık bir seri bana da fazla geldi. Bazı şeyler iki kitapta da toparlanabilirmiş. Hâlâ umut ediyorum ki, son kitapta Pim tamamen özgürleşsin. Elder’a ya da annesine bağımlı olmadan, kendi kanatlarıyla uçsun istiyorum.
Son olarak Pepper Winters… Ne yazsa okurum dediğim yazarlar arasında o da var. İnsan ruhunu bu kadar derin anlatan, iyiyle kötüyü bu kadar iç içe geçiren çok az yazar tanıyorum. Ama yine de “acıdan doğan aşk” temasını işlerken, karakterlerin bireysel özgürlüklerinin daha çok ön plana çıkmasını dilerdim.
Pim’in iyileştiği, kendi ayakları üzerinde durduğu ve mutlu olduğu bir son görmek dileğiyle…