10/10
·309 syf.··
Beğendi
·
2025 35. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 15 Nisan 2025 09:06
Edebiyatın dalgalı sularında yüzerken felsefe okumaya nasıl da susadığımı fark edememişim. Bu kitap okurluk yolculuğumdaki en güzel duraklardan biri oldu. Şunu söylemeliyim ki; Alain de Botton bu çağın en derinlikli, en kıymetli filozoflarından. Yazarımız 21. Yüzyılın en çok okunan düşünürlerinden biri. Daha evvel kitap kulübümüzde Aşk Dersleri kitabını okumuştuk. Fakat İngilizce baskısından okuduğum için eserin kabuğunu kıramadım. Bu da yazarla arama ister istemez bir mesafe girmesine neden oldu. Bu kitap da kitap kulübümüzün seçkisindendi. İtiraf etmeliyim ki kendi başıma böyle bir seçim yapmazdım. Çünkü içinde felsefe geçen her hangi bir şey cesaretimi kırıyor. Belki kendime güvenmiyorum, belki de hırpalanmaktan korkuyorum. Bu bana Nietsche’nin aşıladığı bir korku. Neyse; olmadı yarım bırakırım diye başladım ama farkında bile olmadan kitabın sonunda buldum kendimi. Aşk derslerini saymazsam bu eser benim Botton’dan özümseyerek okuduğum ilk kitap ve ben daha ilk kitaptan onun felsefi derinliğine ikna oldum. Kitapta bize altı teselli sunuluyor; -Toplum Tarafindan Kabul Görmemenin Tesellisi (Sokrates) -Yeterince Paraya Sahip Olmamanin Tesellisi (Epikuros) -Düş kırıklığının Yaşamanın Tesellisi (Seneca) -Kendini Yetersiz Hissetmenin Tesellisi (Montaigne) -Kırık Bir Kalbin Tesellisi (Schopenhauer) -Zorluklar Yagamanin Tesellisi (Nietzsche) Her bir bölümde adı geçen filozofların hayatlarından kesitlerle söz konusu temalara açıklık getiriyor yazar. Hem filozofların hayatlarına, hem de düşünce yapılarına bir bakış atmış oluyorsunuz. Seneca ve Montaigne benim hayatımın tam ortasında yer alan iki düşünürdür. Her ikisinin de kitaplarını baş ucu kitabım sayarım. Sokrates’in dünya görüşlerine de Platon sayesinde birazcık aşina olduğumu söyleyebilirim. Epikür ve Schopenhauer’ın felsefi görüşleri ile tabiri caizse çok bir tanışıklığım yoktu. Nietzche ile ise ne zaman bir yolculuğa çıksam saç baş birbirimize gireriz. Hiç bir zaman aynı düzlemde buluşamadığım bir düşünürdür. Bu kitaptan sonra felsefe ile ilişkimin seyri çok değişti. Adı geçen filozofların her biri ile ayrı ayrı çok derin bağlar kurdum. Montaigne ve Seneca ile ilişkim daha bir güçlendi. Epikür ve Schopenhauer’ı birazcık daha yakından tanıdım. Nietzche ile ise belki de ilk kez yan yana yürüdük birbirimizi kırıp dökmeden. Söz konusu filozofların övgüye zaten ihtiyacı yok da ben asıl Allain de Botton’un yazarlığını övmek istiyorum. Yüzyıllara meydan okuyan görüşleri, günümüzün dünyasının olay ve olguları ile harmanlayarak eşsiz bir anlatım sunması şüphesiz ki yazarın başarısı. Bu çalışma; felsefeye adım atabileceğimiz alçak bir eşik, böylesi çetrefilli bir düşünce sistemine eğilmeye gücümüzün yetebileceğinin bir manifestosu. Çok ama çok beğendiğim. Bu eserle birlikte yazarla yeniden bir bağ dünya kurdum. İşi gücü bırakıp günlerce gecelerce Allain de Botton okuyabilirim şimdi, nitekim okuyorum da. Teşekkürler sevgili yazar. Bize felsefeyi sevdirdiğin için sonsuz teşekkürler.
Felsefenin TesellisiAlain de Botton · Sel Yayıncılık · 20224,264 okunma
·
116 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.