Eser hayatımda okuduğum en özlü kitap olabilir. Bir kütüphane dolusu kitabın anlatmak istedikleri yalnızca altmış sekiz sayfada anlatılıyor, muazzam bir iş! Kendimizden farklı düşünen insanları görüp bize akıl almaz gelen bazı fikirlerin onlar tarafından ateşli şekilde savunulduğunu görünce "Bu insan kör mü, gerçekleri göremiyor mu, nasıl bu kadar sabit fikirli olabilir?" dediğimiz zamanlar olur. (Elbette karşıt görüşte olanlar da bizler için böyle düşünür) Bu sabit fikirlilik (ya da körü körüne savunuculuk diyelim) eserde harika bir kurgu ile anlatılıyor. Kahramanımız efsanevi körler ülkesine gören gözleriyle gidip ülkedeki insanların hükümdarı olmak istiyor fakat görmenin varlığına dahi inanmayan bu insanları böyle bir yetinin var olduğuna ikna etmek; dünyayı bir çatı altında sananlara hayatlarında hiç görmedikleri mavi gökyüzünün varlığını ispatlamak kolay bir iş midir? Bakış açısı çok değerli, mutlaka okunması gereken kitaplardan. "Gözü kapalı" tavsiyemdir.