Çehov deyince aklımıza büyük gözlem gücünün kuvvetli bir anlatımla birleşmesi gelir. Biz onun eserlerinde yazarın gözleyebildiği her sınıftan karakteri kahraman olarak görebiliriz. Yazarın gözlem gücünü besleyen ortamların çeşitliliği Troyat gibi, onu derinlemesine inceleyen eserlerde görebiliriz. Bu kitapta gözlemin ötesinde bir şey var, okurken buna o kadar takıldım ki her satır aklımda yeni bir soru işareti doğurdu. Yazarın "çalışmak, çalışkan olmak" temasına ne kadar değer verdiğini Kara Keşiş, Vanya Dayı gibi eserlerden biliyoruz, bir anlamda bu konu onun için kafaya takılası bir durum haline gelebilir, bu normal ama yazarın bu eserinde (derlenmiş öykülerin bu cildinde) özellikle kadın düşmanlığı yapması, öykülerin çoğunda eşini aldatan, mutlu olduğu, değer gördüğü halde karşısındaki kişiye mutsuzluk yaşatmaktan zevk alan, düşüncesiz, ahlaksız kadın karakterlerin seçilmesi bana çok garip geldi. Bu temanın yer aldığı öykülerin özel olarak seçilip bu eserde derlenmiş olması ihtimalini araştıracağım. Bu konuda başka bir fikrim de Tolstoy'un kadın düşmanlığının yakın arkadaşı Çehov'u etkilemiş olması. Çoğu açıdan aklımda soru işareti bırakan ve Çehov'un yalnızca kendisini değil, çevresini de ulaşabildiğim kadarıyla araştırma isteği uyandıran bir eserdi. Dil ve anlatımı yine çok güzeldi, önermemek adına bir olumsuz bir okuma eylemi yaşamadım sadece seçilen konulara şaşırdım.