Hüseyin Rahmi'ye konuyu ele alış bakımından Türk edebiyatının Gogol'ü diyebilir miyiz? Belki biraz zorlama olur, sonuçta üslupları çok farklı ama iki yazarın da toplumsal eleştiriyi mizahla ve olağanüstü olaylarla birlikte vermesi onları ortak bir paydada buluşturuyor. Hüseyin Rahmi hem toplumu hem de kişileri eleştirmekten kaçınmayan bir yazar. Günlük hayatında da son derece titiz, zor beğenen ve çok eleştiren bir insan. Titizlik hastalığı olduğu için evinden fazla çıkmadığını Halit Ziya'nın anılarında okumuştuk. Her Hüseyin Rahmi okuyuşumda toplumun dışlanmış kesimini evinden çıkmadan nasıl bu kadar iyi biliyor diye sorgularım. Bu eserde sokağın en sokak yüzü dediğimiz bu kişiler yok ama Efsuncu Baba'da gördüğümüz hurafeler ve batıl inançlar eleştirisi burada da var. Süt Kardeşler filminin çıkış noktası ve filmdeki Gulyabani karakteri bu kitaptan alınmış ve eser edebiyatımızın ilk korku romanı olma özelliğine sahip. Uyanık birkaç insanın servet sahibi olma hırsıyla insanların korkularını ve batıl inançlarını kullanmasını kısmen ağır, çoğunlukla eğlenceli dille anlatan zevkli bir eser. Mutlaka öneririm. :)