Eser Tolstoy'un Kafkasya deneyimlerinden yola çıkarak bölgenin doğasını, insanlarını ve onların yaşam tarzlarını anlatıyor. Kazaklar, Tolstoy'un edebi kariyerinin erken dönemlerinde yazdığı eserlerden biri olduğu için yazarın yetkin eserleriyle kıyaslamadan okunması gerektiğini düşünüyorum. Tolstoy'un son eserine kadar onun dilinden aldığım tadı bu eserde de aldım. Yalnızca bir sayfasını okusam yine Tolstoy'un yazdığını rahatlıkla bulabilirdim, demek istediğim şey karakteristik Tolstoy üslubu eserde varlığını koruyor ama ilk dönem farkı da rahatlıkla hissediliyor. Eserde genellikle toplumsal ilişkiler, kişisel onur ve ahlaki ikilemler, Rus insanının gözünde medeniyetsiz dağlılar olarak yer etmiş Kafkas insanının yaşamı ele alınıyor. Bana bir noktadan sonra tamamen anı kitabı izlenimi verse de (eserde genç bir Rus asilzadenin Kafkaslara gelişi ve burada Kazaklarla geçirdiği zamanda yaşadığı içsel değişimler işleniyor) anlatım kurgu karakterler üzerinden ileriyor. Kısaca Tolstoy, bu eseriyle okuyucularına o dönem Rusya'sının sosyal yapısına ve Kafkas halklarının yaşamına dair değerli bir bakış açısı sunuyor. Kitap üzerine söylemek istediğim şeyler bitmedi ama hem gerisini blog yazıma saklıyorum hem de Rus edebiyatına derinlemesine girmek istemeyenleri sıkmamak adına burada bırakıyorum.