Puan vermedi·80 syf.··
2025 4. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 10 Mart 2025 21:36
“Acının üstünü örtmeye çalışan bir dünyada, biz ne kadar insanız?” Byung-Chul Han’ın “Palyatif Toplum” adlı kitabı, günümüz insanına hiç de konforlu olmayan ama çok gerekli bir ayna tutuyor. Okurken hissettiğim ilk şey şu oldu: Sanki biri, modern hayatın sessizce içimize işlediği o sahte huzuru, elimizden tutarak yüzümüze vuruyor. Ama bunu bağırarak ya da ajite ederek değil; sakin, net ve çok yerinden cümlelerle yapıyor. Han bu kitapta özellikle acı, ölüm, yavaşlama ve yok sayılan duygular üzerinden bugünün toplumunu sorguluyor. Diyor ki: Biz artık acıya yer vermeyen bir dünya kurduk. Her şey ağrısız, sarsıntısız ve steril olsun istiyoruz. “Sorun çözme” adı altında aslında hissetmeyi bastırıyoruz. Ve işte tam burada başlıyor Han’ın bizi rahatsız eden ama düşündüren yerleri… Artık acı çekmek bile bir eksiklik gibi algılanıyor. Çünkü mutsuzluk “verimsizlik”, yavaşlık “tembellik”, ölüm ise “başarısızlık” gibi görülüyor. Hepimiz, içten içe tükenmiş olsak bile yüzeyde iyi görünmek zorundayız. Birini kaybettiğimizde, büyük bir hayal kırıklığı yaşadığımızda bile bu duyguları “sessizce” halletmemiz bekleniyor. Ama Han diyor ki: İnsanı insan yapan şey, o derin acılardır zaten. Onları yok edince geriye ne kalıyor? Kitapta beni en çok etkileyen şeylerden biri, Han’ın acıya karşı geliştirdiğimiz panik refleksini anlattığı kısımdı. Bugün sosyal medyada, gündelik hayatta ya da iş yerlerinde hep pozitiflik, hep güçlü kalma çabası… Bu “olumluluk kültürü” aslında içten içe bizi ruhsuzlaştırıyor. Biz acıyı konuşmadıkça, onunla yüzleşmedikçe, iyileşemiyoruz. Sadece bastırıyoruz. Bastırdıkça da insanlığımızı biraz daha kaybediyoruz. “Palyatif Toplum” aynı zamanda ölümle kurduğumuz garip ilişkiyi de deşiyor. Eskiden ölüm hayatın içindeydi. İnsanlar ölüme şahit olurdu, yas tutardı. Şimdi ise ölüm bir kenara itilmiş durumda. Bakım evlerinde, hastanelerde görünmezleştirilmiş bir şekilde yaşanıyor. Sanki hiç olmayacakmış gibi davranıyoruz. Ama Han’ın da dediği gibi: Ölümü unutmak, hayatı da yüzeyde yaşamaya mahkum eder. Yazım dili kısa, sade ama yer yer felsefi derinliği yoğun. Özellikle Heidegger, Arendt gibi filozoflardan etkiler görülüyor ama kitabın dili sizi boğmuyor. Hatta aksine, her cümlede “bu söylediği benim hayatıma ne kadar da uyuyor” dedirtiyor. Sonuç olarak: “Palyatif Toplum” bir terapi seansı gibi değil, bir tokat gibi kitap. Ama iyi anlamda. Kendinize karşı dürüst olmaya hazırsanız, bu kitap size çok şey katacaktır. Modern hayatın parlatılmış vitrininden çıkıp insan olmanın kırılgan ama gerçek yanını hatırlamak istiyorsanız, kesinlikle okuyun. Acının, yasın, ölümün ve sessizliğin bile anlam taşıdığı bir dünya mümkün. Belki de bu kitap o dünyanın kapısını aralayan bir anahtar.
Palyatif ToplumByung-Chul Han · Metis Yayınları · 20244,348 okunma
·
32 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.