Post-apokaliptik evrenler beni her zaman içine çekmeyi başarmıştır. Silo da onlardan biriydi ve gerçekten çok başarılıydı.
Wool adı verilen serinin ilk kitabı olan Silo’yu severek okudum. Özellikle son 100 sayfası bir solukta bitti. Kitabını okumadan izlemeyeceğim diye inat ettiğim dizisini izleyerek de bu okumayı taçlandıracağım.
Dünyanın yüzeyi artık yaşanmaz hale gelince insanlar çareyi yerin yüzlerce kat derinliğine inşa ettikleri bir siloda yaşamakta bulurlar. Her bir katında farklı görevlere sahip insanların yaşadığı bu siloda herkes belirli kurallara uymak zorunda ve bu kurallara uymadığınızda başınıza gelecek şey “temizliğe” gönderilmek. Peki nereye? Adının zikredilmesinin bile yasak olduğu “dışarıya”.
Serilerin kaderidir, ilk kitaptan sonra genellikle bozmaya başlarlar. Bakalım bu seride de aynı şeyi görecek miyiz, yoksa ezberlerimi bozup Silo’da olduğu gibi beni alıp götürecek mi? Vardiya’da görüşmek üzere.