"Hayal kırıklığına uğradım, otur Dünya sıfır!"
Ne hayallerle büyüdük değil mi?
Can attık büyümek için...
Güzel olacaktı her şey büyüyünce.
İyiye ve güzele dair ne varsa büyümekte saklıydı. Oysa "İyiye ve güzele dair ne varsa çocuklukta kalmış." Beklediğimiz gibi çıkmadı dünya, dışı parlak içi çürük elma şekerleri gibi. "Düşünüyorum da biz, büyüyerek çocukluk etmişiz," diyordu şair. Hem de ne çocukluk...
"Uykudan uyanıyorsun, annen mutfakta kahvaltıyı hazırlıyor. Televizyon açık ve en sevdiğin çizgi film başlamış. Aslında çocuksun ve bu yaşına kadar yaşadıklarının hepsi rüyaymış."
Sosyal medyada hızla yayılan bir hayal... Gerçek olsun ister miydiniz? "Kendi yarattığımız hayal dünyasında her şeyi değiştirmek mümkün." O kadar yapmacık bir çağda yaşıyoruz ki hayal gücüne ihtiyaç duyuyor insan. O güçle olsa dahi o günlere gitmeye, biraz kitapların, biraz çizgi filmlerin desteğiyle... Ne güzel isimleri vardı kahramanların; Şakir, Necati, Canan... duyamaz olduk şimdilerde bu isimleri, Lina, Luna, Aloe Vera... Eskiye dair ne varsa büyük bir hızla kaçıyoruz buram buram eskiye hasretken... Farklı olmak adına "aynılaşıyoruz."
"Yaşlanınca dinlenirim artık..."
Çocuk kitabını okurken bile hüzünlenmeyi başarıyorum. Sanırım giderek yaşlanıyorum. Oysa oldukça eğlenceli bir kitaptı. En çok Canan'ı sevdim: "Kitap okumayı, müze gezmeyi seviyor." Biraz fazla bilmiş ama ailenin "bilmiş" birine ihtiyacı var diye düşünüyorum. Onlarla birlikte maceradan maceraya koşmak, bisiklet sürmek, batan gemiden kurtulmaya çalışmak, yağmurda ıslanmak, dev karpuz yetiştirmek çok güzeldi. Çocukluğumun çizgi filmleri geldi aklıma. Uzun zaman sonra bir çocuk kitabı ile çocukluğuma gittim. "Çocuklar bunda ne buluyor," acaba diye inceliyordum oysa. Göz gezdireyim, bir iki cümle okuyayım derken, madem bu kadar okudum bitireyim diye devam ettim. İçimdeki çocuk ölmemiş. Dünyanın olanca çabasına rağmen Kral Şakir okurken, Rafadan Tayfa izlerken hâlâ çılgınca keyif alıyorum. Heidi'den bahsetmiyorum bile...
Çizimleri çok güzeldi.
Pembe Panter ve Çılgın Bediş gibi sevdiğim projelerde yer almış Varol Yaşaroğlu Madem eskilerden bu kadar bahsettik geçtiğimiz günlerde İnstagram'da keşfettiğim Çizgi Film Arşiv hesabını paylaşayım sizinle: instagram.com/cizgifilm.arsiv... Eski çizgi filmleri paylaşmaya adanmış bir sayfa. Belki yedi yaşında değiliz ama gülmeye en çok ihtiyacımız olan yaştayız. Eskisi gibi gülebilir miyiz bilemem ama bizi yine en iyi eskiler güldürür.
Gece gece niye Kral Şakir incelemesi yazdım bilmiyorum. Uygulamada incelemelere olan ilgi de giderek azalıyor fotoğraf ve video paylaşımının gelmesinin ardından. Dostoyevski incelesem de çok fark etmeyecekti aslında. Yine de güzeldi Şakir'le ıslanmak,
Canan'la okumak,
Necati ile ele avuca -ya da herhangi bir yere- sığmamak.
İçinizdeki çocuk hiç ölmesin...