"Kötü günler de bizim, iyi günlerde.
Kırk yamalı paha biçilmez bir örtünün oluşması gibi tıpkı.
O yamalardı onu değerli kılan.
Yamasına kurban olduğum memleketim.
Kötü günler de bizim, iyi günlerde.
Hepsi bizim."
70 li yılların sonundan 90 lı yıllara uzanan Sedef ve Efser'in içinizi ısıtan dostluğuna şahit oluyoruz satırlar arasında. Bolca nostalji, o zorlu yılların toplum üzerinde etkisi, kuşakların arasında yaşanan fark, aile yapılarında olan farklılığın yetiştirme üzerine etkisi (çalışan anne baba) ,sağ sol kavramının sorgulanması. Yelpaze geniş, elinize aldığınızda bitmesi bir oluyor. Acaba ne olacak diyerek Efser ve Sedef'in büyümelerinine şahit olurken dostluk, aşk, sadakat, sabır, sevgi, aile bağlarını da okuyor onlara bazen hak veriyor bazen de kendi pencerenizden doğruyu buluyorsunuz.
İki farklı kültürde yetişen Efser ve sedef aile yapılarının farklılığına rağmen ortak noktayı bulmayı başarıyorlar. Kalabalık ailesi olan Efser idealine sahip çıkıp doktor olmak istiyor, Sedef ise ekonomi okumak için köklü üniversiteyi tercih ediyor. Sedef'e tutkun Yiğit, Efser'e aşık Cüneyt. Aşkları nasıl şekillenecek?
Bu güzel satırları daha fazla bekletmeyin, tavsiye ederim
"Eline gücü geçiren adaleti bir kenara iterse halimiz nice olur? Güç adaletin karşısında mı olmalı, yoksa yanında mı?"
~
"Yaşam o kadar incecik bir pamuk ipliğine bağlıydı ki, kimin kimi son defa gördüğü belli miydi şu hayatta? Ne yaşasan yanına kar değil miydi? Hayatı ertelemek miydi doğru olan? Yoksa her fırsatı şölene çevirmek mi?"
~
kitapfisiltisi sevtap
@inkilapkitabevi
@bigeguvenkizilay
~
Reklam değil tavsiye