Puan vermedi·184 syf.··
2023 6. kitabı
“İnsanlar büyüdükçe mi acı çeker, yoksa acı çektikçe mi büyür?” Bazı kitaplar vardır, kapağını kapattığınızda sadece bir hikâye bitmez; sizde bir şeyler eksilir, değişir ya da şekil değiştirir. Şeker Portakalı tam da böyle bir kitap. Küçücük bir çocuğun, Zezé’nin, kocaman bir dünyayı yüreğinde taşımasını anlatıyor. Haylazlığının ardına sakladığı sevgisizliği, yoksulluğu ve koca bir özlemi... Ve tüm bunlara rağmen içinde filizlenen umut dolu bir fidanı: şeker portakalı ağacını. Zezé, çoğu zaman yaramaz, bazen uslu, ama hep derin... Her şeye rağmen sevmeyi bilen bir çocuk. En çok da sevilmeyi bekleyen... Kitap, Zezé’nin Portuga ile kurduğu bağ üzerinden, “büyümek” kavramını en saf, en can acıtıcı haliyle anlatıyor. Bir çocuğun gülüşünden, bir yetişkinin sessizliğine uzanan duygusal bir yolculuk. José Mauro de Vasconcelos, kendi çocukluğundan izler taşıyan bu romanında, yoksulluğun karanlığında parlayan bir çocuğun iç sesini öylesine sahici, öylesine içten anlatıyor ki her sayfada kalbinize dokunuyor. Bu kitabı neden okumalıyız? Çünkü çocukluk, sadece oyunlardan ibaret değildir. Bazen gözyaşlarını içimize akıttığımız, sesimizi duyan birini aradığımız koca bir yalnızlıktır. Şeker Portakalı, sadece Zezé’nin değil, içinde bir yerlerde hâlâ "küçük bir sen" taşıyan herkesin hikâyesidir. “Koşmasaydım ağlayacaktım.” Ve bazen, sadece koşarak kaçabileceğimizi zannederiz bazı acılardan… Kendi Notum: Bu kitap bende sadece bir hikâye değil, sanki bir yara izi bıraktı. Herkesin içinde Zezé’ye ait bir parça olduğuna inanıyorum. Kimimiz unutmuş, kimimiz hâlâ o fidanın altında oturuyor… Ama okuduktan sonra hiçbirimiz eskisi gibi kalmıyoruz.
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275,3bin okunma
·
30 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.