9/10
·636 syf.··
2025 59. kitabı
"Dünya,hassas kalpler için bir cehennemdir" demiş Goethe. Tam da bu sözün hakkını verecek bir karakter Bahar. Çekingen,saf, özgüvensiz, asosyal, herkese karşı bonkör ve anlayışlı ama kendisine karşı acımasız. Artvin'in Şavşat ilinin Meşeli köyünden üniversite tanıtımı için geziyle İstanbul'a geliyor Bahar. Üniversitenin kantininde kendi aralarında eğlenen arkadaş tayfası dikkatini çekiyor. Zira kendisi yalnız ve dikkatleri üstüne çekmeyi asla sevmiyor. O günden sonra kendi okulunun gözde konusu oluyor bu arkadaş tayfası, nam-ı diğer Oktaygiller. Bahar da hepsinin sosyal medya hesabını bulup yakından takibe alıyor ama kendi içinde yaşıyor hayranlığını. Aralarında en konuşulabilir kişi Ozan'ı görüyor ve kuşu Cücü'ye benzerliği üzerinden sohbet açıyor. Sınav sürecinin stresine rağmen çok çalışmasının verimini Türkiye ellincisi olarak alıyor. Dedesinin kötü ithamlarına, baskıcı tutumuna annesi karşı çıkıyor ve Bahar hayalini kurduğu İstanbul'a, Oktaygiller'in üniversitesine okumaya geliyor. Bu an onun için bir dönüm noktası çünkü sessiz sakin sürdüğü hayatı Ozan'ın varlığıyla canlanıyor. Ozan'ın deyişiyle "İstanbul kıştı, senle beraber şehre bahar gelmişti." Ozan, Bahar'ın hayatına yenilikler getiriyor. Birlikte geçirdikleri her vakit, her an iyi ki deme sebebine dönüşüyor. Lakin en güzel anların katili de yine aynı kişi olmaz mı çoğu zaman? Ozan, Bahar'a karşı fazlasıyla iyi. Tayfanın içindeki hoyrat, sosyal ve fırlama çocuk Bahar'ın yanında dingin, uysal ve neşeli. İki ayrı benlik, kendi içinde de bambaşka benlikleri var, iç sesleri. İlk başta çok tuttum Ozan'ı, Bahar'ın hayatına bir melek gibi kurtarıcı olarak girdi diye düşündüm. Kendi hayatındaki aşırılık ve her seferinde bir başka kızla oluşu beni alakadar etmez ama bu eylemlere Bahar'a açamadığı duygularla gitmesine kızgınım. Bu yüzdendir ki benim adamım İbo Obur, üşengeç ama kitabın kalp kırmayan yegâne isimlerinden biri. Öte yandan akıllıca konuşması ve özgüvenli duruşuyla beğendiğim bir diğer karakter de Ebru. Popüler ve hayata bambaşka pencereden bakan Oktaygiller'in yanında Bahar'ın saf ve temiz düşünceleri kimi zaman toyluğundan kaynaklansa da hayrete düşürüyor. Bilgisiz oluşuna değil ama hâl ve hareketlerine karşı kimi zaman kızmadım değil. Kendisini her seferinde kötülemesine, hep çirkinliği yakıştırmasına, kendisine hep acımasız oluşuna çok kızdım. Çevresindeki insanlar aksini söylese de ısrarla aksini iddia etmesine içerledim. Ama zamanla yaşadıkları onu öylesine evrimleştirdi, hırpaladı ve kolunu kanadını kırdı ki içimde derin bir boşluk oluştu. Çok içerledim bunu reva görenlere, kendi halinde yaşayan bir kıza böyle davranılmasına. Dile kolay 629 sayfa neler yaşadı, yaşadık. İlk başta ne kadar Bahar'a kızdıysam sonrasında Bahar'ı yargıladığım için kendime kızdım. Kitaba başladığınız kişiyle bitirdiğiniz an ki kişi aynı olmuyor, duyguları tarumar etti. Verdiği kararlara şaşırdım, sonrasında neler olacak merak ediyorum, tavsiyemdir.
Uyumadan Önce Tuttuğum DilekAnita Felipova · Kaktüs Sanat Yayınları · 2025118 okunma
40 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.