Gönderi

10/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2025 13. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 20 Nisan 2025 23:12
Bir anda dünyadaki herkesin teker teker nedeni bilinmeyen bir şeyden ötürü "beyaz illete" yani körlüğe yakalandığı bir dünyada geçiyor kitap. Başta tek tük kişiyle başlayıp zaman geçtikçe bu kişilerin sayısı artıyor. Garip olansa bu kişilerin körlüklerinin beyaz olduğunu söylemesi yani hükümetin taktığı ismiyle "beyaz illet". Başta ilk kör olan kişi dahil onunla teması olan herkesi bir yere kapatıyorlar, tabi sayının zamanla artacağı da göz önüne alınırsa bu şartlarda hükümetin elinde bulunan en uygun bina da eski bir akıl hastanesi oluyor. Başta körler ve onlarla temaslı kişileri ayırıp onlara umut da vaadeden sözler söyleyerek bu sürecin sağlıklı bir şekilde yürüyeceğine dair sözler söylüyorlar. Bu körlerin arasında kocasını yalnız bırakmak istemediği için kör olduğunu söyleyen bir de kadın var. Fakat o da yakında zaten kör olacağım düşüncesinde. Binanın çevresi körlerin kaçmaması için askerlerle çevrili, çıkış yasak, ola ki çıkmakta direttiler askerlerin onları öldürme izni var. Zamanla binadaki körlerin sayısı artıyor, yiyecekler kişi sayısından çok sayıda eksik getiriliyor hatta bazen yiyecek verilmiyor. Hijyene dair en ufak bir şey bile yok. Bu sırada da kadın hâlâ görüyor fakat bunu bilen tek kişi kocası. Körlere yetecek kadar yer yok binanın içi zaman geçtikçe iğrenç bir hal alıyor. Oradaki yüzlerce kör çaresizlik içinde yalnız başlarına bırakılıyor. O kapalı kapılar ardında vahşetler yaşanıyor fakat hiçbir asker korkusundan yaklaşamıyor bile. Gün geliyor ki dünyada askerler dahil kör olmayan kimse kalmamış, doktorun karısı hariç. Kadın ve peşindeki altı kör arkadaşı bu vahşileşmiş dünyada hayatta kalmaya çalışıyorlar. Kör olmayan kimse kalmadığına göre artık onların da o iğrenç akıl hastanesinde kalmalarına gerek yok. Doktor'un karısı körlerin dünyasıyla karşılaştığında öyle anlar oluyor ki o da kör olmayı ve bunların hiçbirini görmemiş olmayı diliyor. Diğer altı körünse tek umudu gözleri gören tek kişi olan o kadın. Zamanla anlıyorlar ki bu körlüğün sebebi korku. "Korku kör eder... Kör olduğumuz anda zaten kördük, korku bizi kör etmişti, korku yüzünden körlüğümüz devam edecek." Kitap oldukça akıcı hemen içine çekiyor ve devamında neler olacağını merak ettiriyor. Bazı sayfalarda ise kapalı bir binada yan yana bile olsalar ayrı kalan yüzlerce tanıdık, tanımadık kişinin çaresizlik ve yokluk içinde yalnız başlarına yardıma muhtaç şekilde bırakılmasına içerliyor insan. İnsanlığın özünde ne kadar korkunç olabileceğni, hayatta kalmak için neler yapabileceğini, küçücük bir alanda dahi olsa dolandıdıcılığı nasıl icat ettiğni anlatılıyor. "Muhtemelen ancak bir körler dünyasında her şey gerçekten neyse o olacaktır."
1000Kitap
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2024131,9bin okunma
·
60 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.