Kitabın konusunu çok güzel anlatan incelemeler mevcut uygulamada şu an. Ben bu yüzden incelememde biraz daha kibir kavramı üzerinde durmak istiyorum. Kitapta bilim ile din çatışmasından ötürü Zacharius Usta'nın yaşadığı güç zehirlenmesi, kibir durumunun insanın sonunu nasıl hazırladığını görüyoruz.
Gerçek hayatta da böyle değil mi? Uğruna her şeyi feda edip, kibirle hareket ettiğimiz her şeyin sonu dönüp dolaşıp bizi tüketen bir canavara dönüşmüyor mu? Çok temiz ve umutlarla başlayan iyi niyetler kibir ile kirlenmeye başlayınca acı vermeye başlıyor insana. Ve kibir büyümeye devam ettikçe küçük bir yerden başlayıp tüm vücuda yayılan kangren misali o iyi niyetle başlanan işi yavaş yavaş çürütüyor. Taa ki kişi içindeki son umudu da yitirip başarısızlığa teslim oluncaya dek...
Ben de umutlarımla parlatıp büyüttüğüm şeyin kibrim yüzünden ellerimden kayıp gitmesini izliyorum, bu inanılmaz bir yük bindiriyor yüreğime. Ama en azından Zacharius usta gibi son ana kadar kibirle hareket edip, onlar etmiyorum. (Bu da kibir dolu bir ifade gibi)
Özetle kitabın kendini okutan bir konusu var. Kısacık, tek solukta okuyabileceğiniz türden bir kitap. Eminim ki bu gösterişsiz hikayeden kendinize bir ders çıkaracaksınızdı.
Keyifli okumalar.