Verda Rnçbr ile harika bir okuma oldu
Bütün mutlu aileler birbirine benzer, her mutsuz ailenin mutsuzluğu kendine özgüdür.
Alıntı ile başlıyorum. Nasıl da güzel özetlemiş aslında. Bir insanı eğer seviyorsanız olduğu gibi sevin diyor. Anna da tam bu durumda işte .Anna 'yı hayatına aldığı ilk gün aslında hangi konumda olduğunu bilen bir adamdı Vronskiy ama ne hikmetse günler , aylar ilerledikçe Anna ,onun gözünde olmasını istediği gibi birisi olmadı ve o da bundan kaynaklı uzaklaştı . İşte olmasını istediğiniz gibi değil en başta nasıl tanıdıysanız öyle kabul ederek sevin.
Sevgisizlik , ilgisizlik , değersizmiş gibi hissettirmek bir insanı nereden , nereye götürür. Yaşamını nasıl etkiler. Yanlış seçimler , yanlış kararlar , aşk dediğimiz şeyin bir an da insanın hayatını mahvettiğine şahit oluyoruz. Toplumun bakış açısı sadece bir kadın üzerine yoğunlaşması , o kadının psikolojik olarak çökmesine sebebiyet verebiliyor. Anna'nın hayatı da tam olarak böyle oluyor. Aşk diye adım attığı bir ilişki , adım adım , yavaş yavaş çöküşüne şahit oluyor. Bir tarafta evladı ile sınanma , diğer tarafta aşk diye baktığı ilişki , öteki tarafta toplumun dışlama bakışları. Peki ama neden hep kadınlar ?
Kitap Anna üzerine yazılmış gibi gözükse de Levin karakterimizin de ön planda olduğunu görebiliyoruz. Çiftçilik üzerine baya bir bilgi ediniyoruz. Kiti ile ilişkilerinin nasıl başladığını nasıl devam ettiğini , ağabeyinin hastalığının üzerlerinde bıraktığı etkiyi aynı zaman da diğer erkek kardeşin yazdığı kitabı ile gündem de kalması .
Devrim öncesi Rusya'nın toplumunu bize kitapta sunan yazar , aslında alt taraftan bize çok şey anlatıyor . Siyaseti , bürokrasiyi , köylü ve haklarını , çiftçi ve işçiyi , yüksek sosyetesiyle , o zaman ki dönemin kısa bir paronamasını sunmuş oluyor bize.