Puan vermedi·396 syf.····Okunma: 22 Nisan 2025 00:00 "Nisan, hem annesiz hem babasız kalmış bir genç kadındır. Hayatta tutunduğu tek dal, annesinin en yakın arkadaşı olan Nazik Anne’dir. Nazik Anne, Nisan’ın elini hiçbir zaman bırakmaz; onu evladı gibi sahiplenir, okutur, hatta yurtdışında eğitim almasına olanak sağlar. Sonunda Nisan, Manavgat’ın Oymapınar beldesine yerleşir ve burada öğretmenlik yapmaya başlar.
Nazik Anne’nin oğlu Kerim ise bambaşka bir dünyadan gelir. Ailenin sahibi olduğu otelde çalışan, yakışıklı, hovarda ve hayatı pek de ciddiye almayan biridir. Her istediğini elde etmeye alışmış, günü gününe yaşayan biridir. Ancak Nazik Anne’nin her ikisine de koştuğu şartlar, Nisan’ın minnet duygusuyla, Kerim’inse oteli kaybetmemek adına istemeyerek de olsa bu oyuna dahil olmalarına sebep olur.
Bilge ise tıpkı Nisan gibi, hayatın zorluklarıyla erken yaşta tanışmış, dedesi Mustafa ile büyümüş bir genç kadındır. Onun da yanağında Nisan gibi derin gamzeleri vardır. Farklı karakterlere sahip olsalar da, Bilge ve Nisan arasında kopmaz bir bağ, güçlü bir dostluk vardır.
Yiğit, İstanbul’un kalabalığından ve yaşadığı trajedilerden kaçarak Manavgat’a, Oymapınar’a sığınmış ünlü bir polisiye yazarıdır. Bilge ile ilk karşılaşmaları, aralarında sessiz ama güçlü bir çekimin doğmasına neden olur.
Dört farklı insan… Dört farklı geçmiş… Ancak yolları bir şekilde kesişir. Ve bu kesişim; kader, yalnızlık, dostluk, aşk, aile, minnet ve içsel dönüşümle örülü bir hikâyeye dönüşür. Her biri kendi geçmişiyle yüzleşmek ve geleceğe dair kararlar almak zorundadır.
Kitabı bu dört karakterin gözünden okuyarak olaylara çok yönlü bakabiliyoruz. Uzun süredir bu kadar umut veren, pozitif duygular barındıran ve iyi insanların yer aldığı bir roman okumamıştım. Sadece bir aşk hikâyesi değil, insan olmanın anlamını da sorgulatan, yüreğe dokunan bir anlatıydı. Ancak Kerim’in bölümleri zaman zaman tekrara düşüyor ve diğer karakterlere göre daha yüzeysel kalıyor gibiydi."