!!! DİKKAT SPOİLERIMSI ŞEYLER İÇERİR !!!
PTT'nin "25 Yıl Sonrasına Mektuplar" adlı ilginç bir kampanyasının getirisi, aslında hikaye. Yani en azından yaşanacak olayları ve karakterimiz Asil'in uyanışını tetikleyen mektubun yazılış sebebi. Kitap da bu mektupla başlıyor. Üç yaşındaki Asil'in, yıllar sonra yine kendisine ulaşması amacıyla yazdığı bir mektupla. İçeriği kadar ilk cümleleri de insanı içine çekiyor.
"Bu cümle yazmayı öğrendiğimin kanıtıdır. Bu cümleyse okumaya devam ettiğinin kanıtı."
Ne bir isim ne bir imza ne de bir pul. Yalnızca daktilo harfleri. Yazmayı sadece bu mektup için öğrenmişti. Daha sonra unutacağını biliyordu. Unuttuğu geçmişi tarafından yazılan bu mektup, Asil'i her ne kadar korkutsa da aslında hayatına yön verecekti. Hayatının bu kısmından itibaren yaşayacakları, her şeyin en başına ulaşmasını sağlayacak bir yolculuktu. Ve bu uzun yolculukta ona refakat edecek olan tek şey ise bir çift Stan Smith idi.
"Düşünceler mükemmel ancak davranışlar kusurludur."
28 yaşında bir aptaldı. Ya da en azından herkes tarafindan kabul edilen şey buydu. Evet, belki okuma güçlüğü çekmişti, toplum ona çok uzak ve karmaşık geliyordu ama kesinlikle aptal değildi. Aptal gibi davranması aptalca düşündüğünün kanıtı değildi.
"Deha ile delilik arasında seyreden bir hayat..."
Bu kitapta, kuralları anlamaya ve düşünmeye başladığımız ilk an, bir patlama olarak nitelendirilir. Zihinde gerçekleşen bu patlamadan geriye yalnızca siyah bir nokta kalır. Asil'in yolculuğunun amacı, başka bir patlamayla her şeyin başına dönebilmektir. Patlamayla gerçekleşen bir şeyi yine patlama ile sona erdirmek...Ama o zamana kadar siyah noktayı, sol elinin serçe parmağının tırnağı ile etinin birleştiği yerde saklar. Bu yük o kadar ağırdır ki bazen parmağını kesmeyi bile düşünür. Yetmez, intihar etmeyi düşünür. O da yetmez, arkasında üzgün bir aile bırakmamak için önce anne ve babasını sonra da kendisini öldürmeyi düşünür.
"Asil Yaşayan, Adil Ölmez."
Ama Asil ne intihar etti ne de katil oldu. Sadece sarhoş oldu. Arada bir medyumluk yaparak para kazandı, sonra yine sarhoş oldu. Yaratarak yok olma sürecinde açlık ve içkiden gördüğü hasar nedeniyle bir klinikte tedavi gördü. Üç kitap yazdı. İki farklı isimle. "Ne Kadar Kötüsün?" adlı bir belgesel çekti. Satın aldığı milletvekilinin ağzı, dili oldu. Bir pansiyonda müşteri oldu. Sonra, sonra her şey durdu. Kitap Asil'i öldürdü, Yahya'yı doğurdu. Asil azledildi. Çünkü; Asil düşünüyordu, öyleyse varlığını yok edebilirdi.
"Tarih, insanlık rahmine düşmüş peygamberleri anlatır. Azledilenlerin tarihini anlatansa Asil'in hayatıdır."