Çok önceden okuduğum bir kitabı bugün bir daha okumak istedim. Fark ettim ki daha önce sadece edebi yönüne eğilmiş, hikayenin yanından geçmişim. Bunu fark edip her okumamda sanki bir dizi izliyormuş gibi kitabı okudum. Fakat bu yanlıştı, bir dizi yahut film olmayacak kadar mistik bir hikayesi var bu kitabın. Okurken arada bunu yazanın bir ruh hastası olduğunu düşündüm; yazanın Atsız, yani en sevdiğim yazarlardan biri olduğumu hatırladıkça bu düşüncemden utandım. Gerçekten mistik bir hava veren esrarengiz bir roman. Çok güzel fakat sonu itibariyle biraz hayal kırıklığına uğradım. Daha farklı bir son beklememekle beraber, aynı sonun daha kapsamlı bir biçimini beklemiştim.