Kitabın dili, kitabı okurken dinlediğim müzik çok şey aklımda. Hikaye biraz silindi ama şiir okur gibi dalıyorsunuz kitaba. Sadece hızlıca bitirmek için okunacak bir kitap değil. Hergün 10 sayfa maksimum. Aceleniz olmasın. Tasfirler çok güzeldi. Küpeşteye vuran denizin suyu, yorgun miçolar, herkesten önce uyanmayı adet edinen bendag (doğru yazdım umarım adını) mottahın konuşmaları, okuldaki kardan adamlar arasında dolaşıp hüzünlenmesi. Kırlar, çiçekler… yine vaktim olsa açıp baştan okuyacağım. Dediğim gibi hikayenin varacağı yerden çok o yolculuğa odaklanın. Yani cümlelerin şiirselliğine duygusallığına.