Olanaksızı mümkün kılan Günay Gafur imzalı Baba romanı hakkında ne söylenebilir? İçerisinde kuantum fiziği var, Heisenberg’in Belirsizlik ilkesi, Düşdünya, Hapishane, cinayetler, çoklu evren teorileri ve nicesi. Ne yok biliyor musun bu fantastik evrende? Bana sorarsanız polisiye.
Katmanlı bir kurgu mu? Evet. Geçmişe dönük bazı isimlerle de kitabın sonlarına doğru karşılaşıyorsunuz. Nedenlerini analiz etmek ise zihninize kalıyor.
Kitabın ilk sayfalarından itibaren ana karakter Baba ile tanışıyoruz. Kendisi hapishanede lafı geçen, her dediği olan ve olmazı olduran İsa-Mesih gibi bir adam. Ceza da kesiyor ödül de veriyor yaraya merhem de oluyor. Belki de hayatın zorlukları omuzlarımıza fazlaca çöktüğünde Baba gibi birinin intikamımızı almasını hepimiz isteriz. Baba’nın koğuşuna kendi babasından da zulüm gören, annesini kardeşini korumaya çalışan Yusuf, nam-ı diğer Kaşif geliyor. Kaşif’in gelmesi ile beraber olaylar belirli bir akışta ilerlemeye başlıyor.
Kosta Rika ülkesini sıkça okudum kitapta. Yusuf’un sevdiği kadınla oraya yerleşme hayali var. Farklı coğrafyadan bu ülkeye değinmesi güzel olmuş.
Yapay zeka ve sanal evren yine iş başında. Dikkatli kullanılması gereken ve insanlar ona sahip olduğunu zannederken o insanların korkulu rüyası mı olacak?
Kitapta pek çok karakter var. Dilruba hanım, Sado, Profesör, Meriç…Hepsinden ayrı ayrı bahsedip okumak isteyen 1000K sakinlerinin tadını kaçırmak istemiyorum. Ama başka evrenleri merak edenler ve kötülüğün de iyiliğin de tek bir dünyada olduğuna inanmayanlar için biçilmiş kaftan bir kitap 2024 Kristal Kelepçe ödülü almış romanımız.
“Peki sen benim neden burada olduğumu biliyor musun evlat?
Bir saniye bile düşünmeden atıldım. “Neden?” dedim. “Neden buradasın?”
“Ben de,” dedi tok sesiyle, “Oğlumu öldürdüm, evlat!”
Sonuna gelmeyi başarabilen cesur okurları büyük bir sürpriz bekliyor. Baba’nın sırlarını sayfa sayfa keşfetmek ve bu fantastik yolculuğa çıkmak isteyenler Baba’yı bir ziyaret etsin.