Puan vermedi·104 syf.····Okunma: 27 Nisan 2025 15:59 Hayal Yayınları'ndan, Kıymetli Nihat Taçyıldız'ın tavsiyesiyle okuduğum "Düğün" adlı romanı tanıtmak isterim.
Okuma deneyimim esnasında çoğu kere bu ilginç romandan oldukça güzel bir film yapılırmış dediğimi hatırlıyorum. Kitabı okuduktan sonra yazarıyla ilgili yaptığım araştırmalar da bu düşüncemi destekler nitelikteydi. 1944 doğumlu Thanasis Skrubelos Yunanistan'ın çok okunan yazarlarından biriymiş ve pek çok TV dizisi ve sinema filmi senaryosunu da yazmış. Yunanistan Senaryo Yazarları Derneği kurucularından olduğunu da ekleyerek "Düğün" adlı romanının konusuna hızlıca değinelim.
Manhattan'da, Aya Nikola Kilisesi'nin kubbesine çarparak düşen bir uçağın yıkıntılar arasındaki enkazından iki yolcu kurtulur. Bunlardan biri terörist olduğu düşünülen Fatima adında genç bir kızdır, diğeri de usta bir kumarbaz olan Thanasis adındaki daha ileri yaştaki biridir. Bu iki karakter roman boyunca (tüm zıtlıklarına ve atışmalarına rağmen) birbirlerine yoldaş olmayı başarırlar. Hatta aralarındaki elektrilenme daha ileri boyutlara da taşınıp aşık olurlar.
Onlar yıkıntılar arasında birbirlerine tanıyadursun, oradan kurtulmak için el birliğiyle çabalayadursunlar, bir de Luke ve Jack adında gözetliyici memurlarımız var. Bu ikisi, Pentagon tarzı bir kurumun emrindedir ve Thanasis'le Fatima üzerinde adeta deneysel bir görev yürütmektedirler. Kumarbaz Thanasis'i önce yasadışı kumardan hapse attırıp daha sonra özgürlüğü ve para karşılığında hapisten çıkarmışlardır. Hafızasının belli bir bölümünü sildikleri Thanasis'in görevi, kendilerini büyük bir terörist gruba götürecek Fatima'nın ağzından laf alabilmektir. Luke daha makul bir portre çizerken, Jack adeta kontrolsüz bir güçtür ve yetkisini aşarak kahramanlarımızı sıklıkla gaza boğar.
Tüm bunlar romanın ilerleyen safhalarında ortaya çıktığı için merak duygusu canlı tutulmuş. Bu da kurgunun gücünü gösterir bence.
Ben romandaki yan öyküleri de (örneğin Thanasis'in direnişçi annesi gibi) severek okudum..
Farkı ülkelerden, farklı metinleri ve adını duymadığımız yazarları keşfetmeyi, yazdıklarını okumayı seviyorum. Ve böyle eserlerle karşılaştıkça, her defasında edebiyatın uçsuz bucaksızlığına hayretler ediyorum.