Sabahattin Ali, kelimelerin nabzını tutan bir yazar.
Onun her satırı, Anadolu’nun dar sokaklarından, insanın iç çatışmalarına uzanan bir sessiz çığlıktır. “Gramofon Avrat” kitabı da, yazarın toplum gözlemciliğinin ve insan ruhunu deşen kaleminin bir aynasıdır.
Bu kitabı okurken sadece bir hikâye değil, zamanın ruhuna tutulmuş bir ayna görürsünüz. Sabahattin Ali’nin dediği gibi: “Ben insanları yargılamam, onları anlamaya çalışırım.” İşte bu yüzden “Gramofon Avrat”, kimsenin tam anlamadığı, ama herkesin içinde bir yerlerde hissettiği boşluklara dokunur.
Bence Sabahattin Ali bu kitabı okumalı, çünkü bir gramofonun içinden sızan eski şarkılar gibi, insanın kendi sessizliğine temas eder. Kitaptan geriye kalan en güçlü iz, insanların arka sokak hikâyelerinde kaybolsa da umutla var olmaya çalışan yanıdır.
Unutma:
En çok susturulan yerlerde, en gürültülü şarkılar çalar.