Giden Gelmez
Belki de en acımasız ironi, “zaman” denen şeyin hem en sadık dostumuz hem de en büyük düşmanımız olması Ona sığınıp her şeyi ertelerken, aslında kum saatimizden sessizce kayıp giden kum tanelerini saymayı unuttuk “Yarın” diyerek ertelediğimiz her sevgi, “keşke”lere dönüşmeden önce, belki de şu an tam da o “yarın”dır Çünkü zaman, hiçbirimize sormadan akıyor Bazen bir çocuğun gözündeki ışık kadar hızlı, bazen bir yaprağın düşüşü kadar yavaş Ama hep ileri Biz ise, onun nehrinde savrulan yapraklar gibi, “daha çok var” diye avunurken, asıl güzelliğin şu anın kırılganlığında saklı olduğunu gözden kaçırıyoruz Öyleyse, soralım kendimize Zamanın bize verdiği bu “an”ı, yarının belirsizliğine hapsetmeye değer mi? Belki de cevap, bir fincan kahvenin buğusunda, bir dostun gülüşünde veya gökyüzüne bırakılan bir nefeste Çünkü zaman, sadece şimdiye aittir
·
48 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.