Yahya Kemal Beyatlı/ Aziz İstanbul
Üstat Yahya Kemal Beyatlı Avrupa da bulunduğu dönem de İstanbul'un nüfusunu sormuşlar.. Üstat; mübalağa ederek Yirmi milyon demiş. O kadar var mı? diye sordukların da " İstanbul'u ben bilirim ölüleri ile yaşarlar." diyerek cevap vermiş.
Biraz düşününce nedenini anlıyor insan ki, benim nazarım da hem cevap, hem mesaj dır.
Aziz İstanbul kitabı Üstat'ın İstanbul sevgisinden kaynaklanarak kaleme aldığı bir eserdir. İyi ki de kaleme almış, o duygu yoğunluğu, O özlemini, düşünce ve fikirlerini kitabı okurken hissediyorsunuz. Kendisi 1884 Üsküp doğumlu olmasına rağmen İstanbul'u farklı bir bakış açısı ile anlatmış. Vakıa Üstat Aşiyan mezarlığında meftun dur. Allah rahmet Eylesin...
Eserde; İstanbul'un önce tarihini, İstanbul Fethi ve önemini, İllerini, Mimarisini, Yaşadığı dönem ve İnsanlarını, anılarıyla beraber kaleme almıştır.
Bende Bir İstanbul doğumlu olarak, inceleme yazma gereği duydum. İstanbul bambaşka bir şehir.. Hem maddi hem manevi özellikleri olan bir şehirdir. Asya ile Avrupayı bağlayan yedi tepe İstanbul.. Günümüz ekonomi şartlarında gezmek bile pahalı iken, kiracı olarak yaşamaya çalışan insanları da anlamak lazım.
İstanbul'un Güzelliğini anlatan Şair Nedim'in şu mısraları geldi aklıma:
Bu şehr-i İstanbul ki bî mislü behâdır
Bir sengine yekpâre Acem mülkü fedadır
“Bu İstanbul şehri paha biçilemezdir ve yalnızca bir taşına acem (İran) mülkünün tamamı feda edilir.“
Altında mı üstünde midir cennet-i âlâ
Elhak bu ne hâlet bu ne hoş âb-ü havâdır
“Yüce cennet acaba onun altında mıdır, yoksa üstünde mi? Hakikat şu ki, onun hâli, havası, suyu ne hoştur.”
Konuİstanbul olunca şairlerimizden Necip Fazıl Kısakürek Canım İstanbul şiiri de çok güzeldir.
Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar;
Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar.
İçimde tüten bir şey; hava, renk, eda, iklim;
O benim, zaman, mekan aşıp geçmiş sevgilim.
Çiçeği altın yaldız, suyu telli pulludur;
Ay ve güneş ezelden iki İstanbulludur.
Denizle toprak, yalnız onda ermiş visale,
Ve kavuşmuş rüyalar, onda, onda misale.
İstanbul benim canım;
Vatanım da vatanım...
İstanbul,
İstanbul...
İstanbul'un mimari yapısı elbette önemli; Sur içi, Ayasofya, Topkapı Sarayı, Boğaz, Ormanlar, Galata kulesi, kız kulesi, Rumeli Hisarı ki eski adı (Boğaz kesen) hisarı gibi vs.. saymakla bitmez..Gezmeye kalktığınızda bitiremeyeceğiniz çok eser vardır..
Maneviyatın dan bahsedersek; Eba Eyyub El- Ensari Hz. ki Sevgili Peygamber Efendimiz'in sahabelerin den Eyüp Sultan'da, İstanbul'u feth eden Fatih Sultan Mehmet Fatih, Ebul Vefa Hz. fatih, Süleymaniye Camii'nde Kanuni Sultan Süleyman, Beşiktaş'ta Şeyh Yahya Efendi ve Barbaros Hayrettin Paşa, Üsküdar da Aziz Mahmut Hüdai Hz. gibi Edirne kapı Şehitliği, Karaca Ahmet mezarlığı gibi.. nice Alimler, Veliler, Sultanlar, vs.. meftundur..
Son olarak; Bu eserler, bu kişiler bize emanettir.. sahip çıkmamız gerektiğini düşünüyorum.. Yakın zaman da hatta bu kitabı okurken bir deprem afeti ile sallandık ki İstanbul tarihte nice deprem ve yangınların etkisinde kalmış nice acılar çekilmiştir.. Evet deprem dedik Allah korusun İstanbul da şiddetli gerçekleşecek bir depremi kaldırabileceğimizi düşünemiyorum. Rabbim o acıları bize yaşatmasın. Çözüm yolu olarak tüm samimiyetimle dile getirmek isterim ki; bu çarpık kentleşmeye bu eski çürük binalara..Devlet- Millet el ele vererek.. İktidar, muhalefet, belediye hatta hiç bir partiye bakılmaksızın kollar sıvanarak sorumluluk alınıp samimi bir bakış açısı ve güzel bir proje ile insanları zor durumda bırakmayacak şartlarla düzelebilir diye düşünüyorum..
Allah yardımcımız olsun..
"Eğer biz İstanbul'un kıymetini tamamen bilirsek İstanbul uyanmaya başlıyor demektir." (S.177)
Aziz İstanbulYahya Kemal Beyatlı · İstanbul Fetih Cemiyeti Yayınları · 2025915 okunma