İsmail Turgut'un distopyası "Taş", insanın doğaya karşı hoyratlığını çarpıcı bir metaforla sorguluyor: Yaşayan taşların istilası. Küçük bir kasabada başlayan ekolojik isyan, tarlaları yok edip evleri kuşatırken, insanlığın çaresizliğini ve sistemin çürümüşlüğünü gözler önüne seriyor. Memur Faruk ve polis Asım’ın mücadelesi, gerilim dolu sahneler eşliğinde "Doğa intikam alıyor mu?" sorusunu zihnimize kazıyor.
Turgut, yetkililerin geç kalışı, fırsatçılık ve ekolojik dengenin kırılganlığını sert bir dille eleştirirken, distopyayı bugüne ayna yapıyor. "Taş", sadece kurgu değil; doğanın sessiz çığlığını haykıran bir uyarı. Finaliyle zihinlerde sarsıcı bir iz bırakan bu eser, "İnsanlık bedel ödemeye hazır mı?" diye sorarak okuru düşünmeye zorluyor.
Ekolojik kıyametin kapıda olduğu günümüzde, okunması gereken bir distopya!
Taşİsmail Turgutİsmail Turgut