Puan vermedi·384 syf.····Okunma: 29 Nisan 2025 13:44 Kitabın gerçek bir yaşam hikâyesinden uyarlandığını ve yazarın psikiyatrist olduğunu bilmek, demek ki böyle hayatlar da varmış dedirtiyor insana. Narsisizm; kısaca kişinin kendisine aşık olma durumu. Bu kitaptaki adıyla Kenan Baran, hayatlarımızdaki adlarıyla Ahmet, Mehmet, Ayşe, Fatma...İsimler her ne kadar değişiyor olsa da kendisini geri kalan herkesten önemli ve değerli gören bu insanların toplumda fazlasıyla var oldukları gerçeği değişmiyor. Sizi büyük bir ustalıkla manipüle eden bu tarz insanlar beğenilme arzusuyla yanıp tutuşurlar. Yaptıkları işler takdir edilsin, herkes onların etrafında pervane olsun, ortamda odak noktasına yerleşsin isterler. Tıpkı kitabın başrolü gibi. Birçok açıdan eksik olan karakteri ve kişisel gelişimini hayattan farklı arayışlar içine girerek kamufle etmeye çalışan fakat sonunda bu gerçekle en acı şekilde yüzleşmek zorunda kalan birisinin hayat hikayesi burada anlatılan. Karakterin gelişim yolculuğuna (bakış açısına göre değişir) şahit olabildiğiniz, bilimsel dilden uzak toplumun her kesiminden insanın anlayabileceği şekilde yazılmış olması sebebiyle kolayca akıyor kitap. Merak unsuru da işin içine girince insan; acaba düzeldi mi yoksa aldığı ahlar sebebiyle belasını buldu mu diye merak etmiyor değil Neyse ki sonunda verdiği mesaj güzel. Böyle bir cenderenin içine sıkışıp kalmış bile olsa hayatta her zaman bir çıkış yolu olduğunu gösteriyor insana. Bu noktada Kenan'ın kendi öz farkındalığına ulaşması da etkili tabi. Çünkü değişime ve gelişime dirençli olan birini ne kadar uğraşırsan uğraş ikna etmek çok zordur. Bazı insanlar böyledir; narsist olduklarının farkında bile değillerdir, empatiden yoksunlardır ve bakış açılarını değiştirmek neredeyse imkansızdır. Temeli bomboş bir özgüven içindedirler ve onlara bunun böyle olduğunu gösterdiğinizde ilk yaptıkları şey tası tarağı toplayıp çekip gitmek olur. Siz siz olun onlar gibi olmayın :) Bu kitap bana en çok bunu fısıldadı.