Ahh Selocan…
Keşke ön yargısızca, Selahattin Demirtaş’ın bütün kitaplarını herkes okuyabilse…
Toplumsal olayları, halkın içinden çıkan o bizden hikâyeleri, o ince mizahı ve güçlü kalemi herkes
tarafından tanınsa, bilinse isterdim.
Yanağımdaki gülümsemeye değen gözyaşı oldu bu kitap.
Jamal, Selahattin Demirtaş’ın 8.kitabı benimse okuduğum 7.kitabi Onurlu Yaşam Davası kitabıda yolda en yakin zamanda onu da okumak dileğiyle.
Her seferinde olduğu gibi yine “Harika yazmış” dedirtiyor.
O mizahı, o esprileri… Sanki kendi sesiyle okuyor insan.
Ben öyle hissettim en azından!
Bu kez bizi sokaklara götürmüş Selocan…
Kimsesizlerin, yalnızların, kendini sokağa atanların, öyle tercih edenlerin ya da mecbur kalanların hikâyelerine götürüyor bizi jamal'la
Jamal;
Onunla güldüm, onunla heyecanlandım,onunla aç kaldım, onunla sevinip ,onunla kızdım.
Onunla koştum, yoruldum, uyudum…
Yeri geldi onunla öfkelendim.
Ve onunla âşık oldum.
Arus…
Güneş mi, melek mi, şeytan mı…
Sayende hepsini gördük.
Kitabı kapatırken kendimi sinemadan yeni çıkmış, gözlerini silen biri gibi hissettim.
Fazla ipucu vermek istemem…
Alın, aldırın, okuyun, okutun.
Çünkü neden olmasın?
Bu kitap sadece okunmuyor;
yaşanıyor.
Ve bazı kitaplar, kalbin bir köşesinde sessizce yaşamaya devam ediyor.;)
En yakın zamanda özgür kalman dileğiyle ,umuduyla Selocan...
Hade iyi okumalar