·517 syf.····Okunma: 29 Nisan 2025 22:37 · Kitap genç ve güçlü bir gemi işçisi olan Martın’ın burjuva Morse ailesi ile yolunun kesişmesiyle başlıyor. Ailenin kızı Ruth’a olan aşkı, sınıf atlamanın ve zenginliğin yolunda motivasyon ve coşkunluk kaynağı oluyor.
Elinden gelen bütün imkanlarını kendini geliştirmeye adıyor, fakat onun etrafında yakın gördüğü insanlar(!)-ruth da dahil olmak üzere- ona bir meslek sahibi olmasını dikte ediyorlar. Martın kendi yolundan gidip başarılı bir yazar olduğunda ise hayal kırıklığını net olarak görüyoruz. Varlıklı ve eğitimli gördüğü insanların aslında hayatlarını cehaletle idame ettirdiklerini ve en önemlisi ilham kaynağı olan tek varlığı biricik Ruth’un da realitede burjuva kimliğinin altında sıkışıp kalmış Martın’ın kafasında yarattığı bir hayal olduğunu, acı ve hezeyanlarının bilinçli farkındalığı sonunda anlamıştı.
Ve sonunda yaşamaktan korkmamış; yaşama doyup yaşamaktan bıkmış bir M. EDEN görüyoruz.
Kitapta en çok etkilendiğim kısım Martın’ın acısını yaşarken yazarın ustalıkla bize bunu hissettirmesi. Bay Eden’ı bu denli anlamamızın sebebi bireyin içindeki gerçekçi ve acımasız yönü temsil etmesiydi.
Yaşamak sancı veren bir yorgunluğa dönüşünce, ölüm korkusu azalıp yatışarak ebedi uykuya dönüşmeye hazırdı…..Bu sözler tutku ile yoğurulmuş, acıyla perçinlenmiş bir beyefendinin vedasıydı…