“Guatemala Efsaneleri”
(1930), Nobel ödüllü Guatemalalı yazar
Miguel Ángel Asturias’ın erken dönem yapıtıdır ve Latin Amerika edebiyatında büyülü gerçekçilik akımının öncülerinden biri kabul edilir. Hatta Latin Amerika'nın Yaşar Kemali de dersek de olur.
Bu eser, Guatemala’nın yerli mitolojisini, sömürge sonrası toplumsal yapısını ve halk anlatılarını lirik bir dille birleştirir.
Asturias, Maya efsanelerini Batı anlatı geleneğiyle harmanlayarak hem politik hem de mistik bir dünya kurar.
Gerçek ile hayal, tarih ile mit, canlılar ile ruhlar iç içe geçer. Dil, ritüel gibi akar; bazen şiirsel, bazen masalsıdır.
Roman değil, bir anlatılar bütünüdür; her bölüm kendi içinde mitolojik bir öykü gibidir. Ancak hepsi aynı ruhsal dünyada yankılanır.
Kısa bir alıntı:
“Ay sabaha kadar ağladı çünkü güneşin göğsünde uyuyamayacağını öğrendi. O günden beri gökyüzünde gözyaşları gibi parlayan yıldızlar onun sessiz çığlıklarıdır.”